Mango'nun yurda kazandırdığı trend ürünleri ucuza alma devrimi, Kadıköy'de açtığı Outlet ile bir şölene dönüştü. Pazar günleri miğfer ve kalkanlarımızı alıp Mango Kadıköy'e sefer düzenlerdik. O kadar kalabalık olurdu ki; kanlı çatışmalardan sonra ele geçirilen ganimetleri eve getirip sevmek, almaların en güzeliydi. Şöleni de böylece aradan çıkarırdık.
Marka o kadar içime işlemişti ki; yurtdışına gittiğimde Mango görünce kendimi evimde hissederdim. Modelleri ezberlemiş bile olsam mutlaka Türkiye ile fiyat karşılaştırması yapar, bize gelmeyen ürünlerden almaya çalışırdım.
Yıllardır tasarım ve fiyatlarıyla kullan-at ürünler üreten ancak beni her sezon heyecanlandırmayı başarmış Mango'nun 2006-2007 sonbahar/kış modellerine katalogdan baktığımda şimdilik bir yenilik göremedim. Son iki sezondur monotonlaşmaya başladı Mango ve Zara. Çok sade ve sıradan parçalar üretmeye başladılar. Halbuki, bu "basic" dediğimiz temel parçaları zaten geçen yıllar boyu topladık. Siyah pantolonlar, düz kotlar, çeşit çeşit kazak ve gömlekler. Dünya trendlerini çok yakından takip eden bu markalar acaba aynı zamanda trendlerin de kurbanı mı oluyor? Önümüzdeki iki sene çeşitli “düz” yıllara geri dönüşümlerin etkisiyle renklenip şekillenmeyecek moda(trend araştırmaları bu yönde), böylece bu çabuk tüketilen markaların tekdüzeliğini getiriyor. O yüzden Mango’nun da içinde bulunduğu bu tip markaların sadece defileden, sokaktan, filmlerden, kitaplardan ilham almanın yanısıra, sıradışı ve yetenekli tasarımcılar tarafından üretilen yeni “çizgi koleksiyonlara” ihtiyaçları var. Mesela Topshop, bu döngüyü çeşitli tasarımcılarla çalışarak kırıyor. Değişiklik ve yenilik lütfen!



Etiketler: Mango 2006-7 kış
