gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeAğustos 25, 2006logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoGenç ve şehirli kadın için moda yarattığı sloganıyla ucuz modayı ayaklarımıza servis eden Mango ile benim tanışmam yaklaşık on yıl evveldi. İlk önce Akmerkez'de Home Store'un yanına dükkan açmışlardı. Home Store'da bir gün annemle yemek yerken arka fonu oluşturan vitrinde, renkli ve modern kıyafetleri görüp yemeğimizi bitirdikten sonra kendimizi dükkana atmıştık. Ürünlerin tarz/fiyat performans oranı bizi o kadar sevindirmişti ki, elimiz kolumuz dolu mutlu mesut ayrılmıştık. O zamanlar ismi MNG olan, sonradan kelimelerin arasına sesli harfleri serpiştirerek, Türkiye'de pek tanımadığımız meyva adına dönmüştü Mango. Sesli harf kullanmadan kısa sürede bir fenomene dönen MNG, o günlerde bazı Türk firmalarına da ilham kaynağı olmuştu. Limon adlı Türk firması, MNG patlamasından sonra LMN olmuştu. Ancak LMN, MNG Mango olduktan sonra bir isim değişimi daha yaşayamadan piyasadan silindi gitti, keza piyasaya Mango'nun vatandaşı İspanyol Zara girmişti. (Zara ile tanışmamı ve Zara hadisesini başka bir postta aktaracağım.)
Mango'nun yurda kazandırdığı trend ürünleri ucuza alma devrimi, Kadıköy'de açtığı Outlet ile bir şölene dönüştü. Pazar günleri miğfer ve kalkanlarımızı alıp Mango Kadıköy'e sefer düzenlerdik. O kadar kalabalık olurdu ki; kanlı çatışmalardan sonra ele geçirilen ganimetleri eve getirip sevmek, almaların en güzeliydi. Şöleni de böylece aradan çıkarırdık.
Marka o kadar içime işlemişti ki; yurtdışına gittiğimde Mango görünce kendimi evimde hissederdim. Modelleri ezberlemiş bile olsam mutlaka Türkiye ile fiyat karşılaştırması yapar, bize gelmeyen ürünlerden almaya çalışırdım.
Yıllardır tasarım ve fiyatlarıyla kullan-at ürünler üreten ancak beni her sezon heyecanlandırmayı başarmış Mango'nun
2006-2007 sonbahar/kış modellerine katalogdan baktığımda şimdilik bir yenilik göremedim. Son iki sezondur monotonlaşmaya başladı Mango ve Zara. Çok sade ve sıradan parçalar üretmeye başladılar. Halbuki, bu "basic" dediğimiz temel parçaları zaten geçen yıllar boyu topladık. Siyah pantolonlar, düz kotlar, çeşit çeşit kazak ve gömlekler. Dünya trendlerini çok yakından takip eden bu markalar acaba aynı zamanda trendlerin de kurbanı mı oluyor? Önümüzdeki iki sene çeşitli “düz” yıllara geri dönüşümlerin etkisiyle renklenip şekillenmeyecek moda(trend araştırmaları bu yönde), böylece bu çabuk tüketilen markaların tekdüzeliğini getiriyor. O yüzden Mango’nun da içinde bulunduğu bu tip markaların sadece defileden, sokaktan, filmlerden, kitaplardan ilham almanın yanısıra, sıradışı ve yetenekli tasarımcılar tarafından üretilen yeni “çizgi koleksiyonlara” ihtiyaçları var. Mesela Topshop, bu döngüyü çeşitli tasarımcılarla çalışarak kırıyor. Değişiklik ve yenilik lütfen!

Etiketler:

"comments">

<$BlogItemCo0h4>
<$BlogItemCrYorum Gönder

nd #comments --> v>