gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeOcak 05, 2007logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoZoozoom'un son haberlerine göz atarken, bir ressamın sergisinin ardındaki röportajıyla sarsıldım. Sanatçıya biriktirdiği şeyler sorulduğunda cevapta "vintage lingerie" yani "vintage iç çamaşırı" lafını görünce iğrenmekten kendimi alamadım. (Giyilmemişini topluyorsa bile olmadı.) Hazır böyle bir girizgahla başlamışken ne zamandır açmak istediğim vintage konusunu vesilesiyle açmışken, bana da açılmak düşsün.
Vintage bana kirli ve pis geliyor.
Ayakkabı: Hele ayakkabı, sanki kullanıcısının mantarını nesilden nesile taşımakla görevli bir zamanda yolculuk cihazı. Yurtdışında girdiğim tüm vintage mağazalarda aynı pis küflü koku. Hijyen anlayışına güvendiğim birincil yakınlarımdan ancak kışlık yakacak yardımı gibi kabul edebileceğim bir unsur. Zaten o da vintage kategorisine girmiyor.
İç çamaşırı: Dalga geçer gibi. İstedikleri kadar yıkansın, Ayşe teyze'nin beyazlatıcılarıyla çitilensin, başkasının giydiği şey nasıl giyilebilir bilemiyorum, bir dünyevi felaket olup da iç çamaşırsız kalmadıkça.
Elbise: Elbise yani kıyafet için aynı iğrenmeyi yaşamıyorum, lakin vintage'dan daha siftahım da yok. Bu arada Akmerkez'in altında Vesaire adlı dükkanda çok güzel Vintage gece elbiseleri var. Oscar de La Renta, Versace bulabilecekleriniz arasında.
Çanta: Geridönüşüm sağladığı için şimdi kalkıp vintage'ı alnından mı öpmeliyim? Elbette ki hayır. Nasılsa hayvanlar öldürülüyor, deriler kesiliyor, hiç durmadan çanta üretimi yapılıyor. Dolayısıyla vintage'ın öyle ulvi bir görevi falan da yok. O halde ilk elden çantamı gidip mağazasından alırım, kullanırım ve kullandıkça içine kendi anılarımı atarım. Çocuğum, torunum günün şartlarıyla zevkimi beğenirlerse istedikleri kadar kullanırlar. Zaten benden sona erzaklarımın turşusunu kursunlar, vintage diye satsınlar, umrumda olmaz.
2007'de eskilerin peşinde koşmayı değil, yenilerin heyecanına kapılmayı diliyorum kendim için.

Etiketler:

"comments">

<$BlogItemCo11h4>
Blogger Mademoiselle

<$BlogCommen:) Her zaman kendimi bu akimdan uzak tutmaya calistim. Hicbir zaman basarili olamadim. Birinci eli dunyanin parasina satilan bir designer elbiseyi( belkide bir kere giyilmis) fiyatinin yirmide birine gorup almamak benim icin cok zor. Fakat ayakkabi, iccamasiri gibi konularda seninle tamamen ayni fikirdeyim. Ne olursa olsun mide bulandirici...

<$BlogCommen5:39 ÖÖlogCommen  Anonymous Adsız

<$BlogCommenBu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

<$BlogCommen6:26 ÖÖlogCommen  Blogger Aslı

<$BlogCommenİç çamaşırı ve ayakkabı konusunda sana katılıyorum, ancak kimi aksesuarlar arık üretilmiyor veya o eskimiş hoş görünüme bir türlü kavuşmuyor. Bu sebeple vintage kimi aksesuarlar hoşuma gidiyor. Vintage giyimi tarz olarak benimseyenlere çok yakıştırıyorum ama bunu şu anda moda diye kullananların üzerinde çok sakil duruyor.

İç çamaşırı ha? Çok güldüm gerçekten de.

Bu arada seni linklerime ekledim.

<$BlogCommen2:12 ÖSlogCommen  Blogger her şey MODA

<$BlogCommen:)siren ertan'ın mağazasına gittiniz mi? bir gidin bakalım siz de benim gibi iyice temizlenmiş olan elbiselerin bulunduğu o yerde aynı kokuyu duyabilecek misiniz.gerçekten kötü bir koku vardı, üstüne üstlük her şey eski fiyatından çok da uzak rakamlarda değildi. bunu görevli bayana söylediğimde bana 10bin ytl kira ödediklerini ve karşılamaları için fiyatları yüksek tutmaları gerektiği oldu:)vintage ruhuna aykırı:)
koleksiyon için güzel bir yöntem ama sanırım hiçbir zaman o eşyaları kullanamam.

<$BlogCommen3:44 ÖSlogCommen  Anonymous Adsız

<$BlogCommenaslicim tesekkurler link icin.

sevgili her sey moda,
bahsettigin magaza ece sukan'ın olabilir mi? cunku siren ertan houte couture kendi tasarliyorudu?
bu arada fiyatiyla rekabetci olan bir konsept vintage. ayni paraya ya da daha yuksek satiyorlarsa eski giymenin anlami yok.o da vintage degil antikaya giriyor o zaman.
.melis

<$BlogCommen8:07 ÖSlogCommen  Blogger her şey MODA

<$BlogCommenmağaza siren ertan'ın nişantaşında adı stilistanbul.
ancak bir düzeltme yapayım mağazanın vintage olduğunu sanıyordum.2.elmiş bunu da belirteyim.hatalı oldu bu sebeple pardon:)

<$BlogCommen11:19 ÖSlogCommen  Anonymous Adsız

<$BlogCommenhic duymamisim, gitmemistim.
sevgili her sey moda,
vintage ile 2. el arasinda ne fark var sence?
.melis

<$BlogCommen3:01 ÖSlogCommen  Blogger her şey MODA

<$BlogCommen:)ikisi de eski doğru ancak ikinci el mesela benim bugün aldığım etek yarın ikinci el oluyor.
vintage ise daha belirgin bir zamana ait.
açıkçası benim için ikisi de kullanılmış eşya oluyor:)

<$BlogCommen8:25 ÖSlogCommen  Blogger su.

<$BlogCommenevet, aralarındaki fark belli aslında.

her vintage ürün bir şekilde ikinci eldir, ama her ikinci el vintage değildir.

kırk senelik bir chanel ceket vintage 'dir mesela ama herhangi bir ikinci el de vintage degildir.

diye biliyorum, oyle degil mi?

<$BlogCommen7:41 ÖSlogCommen  Blogger melis pekand

<$BlogCommensevgili su,
bir deger tasiyan 2.el ise iste o vintage oluyor. Cok dogru bir tanim seninki.
sevgiler,
.melis

<$BlogCommen5:35 ÖSlogCommen  Anonymous Adsız

<$BlogCommenIKINCI EL KIYAFET, ÇANTA, AYAKKABI, AKSESUARLARINIZ ALINIR ve SATILIR.

Ünlü markalar ve Alternatif tarzlara ait kıyafetler satıyoruz. Butik ’de, giysi, ayakkabı, çanta ve aksesuar olmak üzere yeterince parça var.Amerika, İngiltere, İtalya ve Fransa’dan getirilen giysiler arasında hiç taklit ürün yok.

marjinalbutik@hotmail.comSabit Tel:0 212 543 53 33Güncel Adres:Zuhuratbaba Cad. Şükran Çiftliği Sk. No 10 D 3 ( Belediye Binasını Geçince 150 Metre İlerde
bakırköy, Istanbul, Turkey 34000

<$BlogCommen6:05 ÖÖlogCommen  <$BlogItemCrYorum Gönder

nd #comments --> v>