gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeAğustos 31, 2006logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoAşağıdaki postta renk demişken, Lanvin'in son reklamlarını atlamamak lazım. Arka fon kızları ve kıyafetleri nasıl patlatmış? Elbiselerin rengi, kızların saç ve makyaj uyumu ultra klas.
Mankenler sırasıyla: Stella Tennant, Amanda Moore, Malgosia Bela, Amber Valetta, Natasha Vojnovic, Missy Rayder.

Etiketler: ,

nd #comments -->
gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo


Tüm renklerin kullanımı anca bu kadar güzel olabilir. Amerikan Vogue Ekim 2003 tarihli editöryel çalışma, renk konusunda bana çok ilham verdi. Özellikle opak çoraplarla ayakkabı kombinasyonları muhteşem olmuş.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoDekolteyi arkaya atmak iyi fikir olabilir. Sonbaharda v yaka hırka ve kazaklara uygulanabilecek önü arkaya giyme usulüyle değişik bir görüntü elde edebilirsiniz.
Yine görünüme daha da fazla drama katmak isterseniz;
- Düğmeleri farklı ilikleyin,
- Ön taraf çok sade duruyorsa, büyük bir kolye takın,
- Beliniz inceyse, kemer takarak hareket katın.
- Ön taraf çok sade kalsın, arkadaki görüntüye ince bir kolye ekleyin. (yani kolyeyi de ters takın)

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeAğustos 30, 2006logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoModa'nın kuralları vardır. Moda buyurur. Dikte eder. Dediğini yaptırır.

Moda, elinde asasını sallayarak halka seslenir.
"Siyahla kahverengi giymeyin. Siyah ile lacivert giymeyin. Altınla gümüşü birarada kullanmayın. Gömlek üstüne ceket giyin. Kotun paçalarını kıvırmayın. Hayır kıvırın. Koyu far sürmüşken kırmızı ruj asla sürmeyin. Bu sene kesinlikle her yerinizi boyayın. Pantolona mutlaka kemer takın. Takmadan da olur. Olmazsa askı takın. Beyaz çorap giymeyin. Pantolon altına spor ayakkabı giymeyin. Şimdide kot altına sakın mokasen ayakkabı denemeyin. Gerçek kürk kullanmayın. Astraganı yakanızdan düşürmeyin. Nişan yüzüğü takın bir de yanına kesinlikle tek taş. Sarışın olun. Kendi renginize dönün. Siyahlara bürünün. Pastellerden vazgeçmeyin.
Moda kurbanı olmayın ama dediklerimden dışarı çıkmayın."

İyi ki varsın hükümdar moda. Sayende tarz ve stil prenseslerinin değeri ortaya çıkıyor.
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeAğustos 28, 2006logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoÇağlar boyu gerek doğadan korunmak için, gerek toplumsal örtünme kurallarını yerine getirmek için, gerekse beğenilmek için giyindik. Bu önemli konuda yazılanlar maalesef ülkemizde magazin haberleri dışında pek yer bulamıyor. Halbuki giyinmek, her ne kadar az gelişmiş ülkelerde kapanmadan ileri gidemeyen bir formasyon olsa da kumaş, dolayısıyla tekstil, dolayısıyla moda ve trendler aslında hayatımıza başka açılardan da yön veriyor.
Bu açı, psikolojide anlatılan karşımızdakini 4 saniyede ister istemez etkileriz tezinin bir parçası.
Kevin Hogan, Etkileme Sanatı: İstediğiniz Kişiye 8 dakikada nasıl evet dedirtirsiniz? adlı kitabında ilk buluşmada ya da görüşmede karşınızdaki hakkında verilen "evet", "belki" veya "hayır" önyargısının ilk 4 saniyede belirlendiğinden bahsediyor. "Bu ilk dört saniyede beyinde, bilgi işlemekten biraz daha fazlası meydana gelir. Kişinin kullanmayı tercih ettiği amblemleri ve sembolleri de (broş, yüzük, küpe, saat, makyaj, dövme, piercing, gözlüğün modeli gibi) dikkate alır. Bunların tamamı beynin farklı bölümleri tarafından neredeyse anında incelenir, filtrelerden geçirilir ve sınıflandırılır." s,27
"İnsanlar tarafından ne kadar çekici göründüğünüz kariyerinizde, ilişkilerinizde ve hayatınızın tamamında evet ya da hayır yanıtlarınızı almanızı etkileyecektir. Bu adil değil ama doğru." s,30 Bu evet- hayır beynin önyargı için 4 saniyede karşısındakini değerlendirme sistemi içindeki evet-hayır. Beyin karşısındakini onaylamış ve evet demişse, gelecekte o karar pek değişmiyor, ancak hayır ya da belki sınıfındakileri evete arasıra başka bir takım parametrelerin yardımıyla değiştirebiliyor. Bu durumda karşınızdakinden evetleri almanız hayatınız için çok olumlu. "Evet"in verilme faktörü ise maalesef ilk 4 saniyedeki dış görüntümüz. Bu durumu da kitap şöyle özetliyor: "Ne giydiğiniz, makyajınız, mücevherleriniz, saatiniz, çoraplarınız, ayakkabılarınız, paltolarınız, gözlükleriniz ve görüntüyü oluşturan diğer her şey bir başka işi veya ilişkiyi başlatabilir ya da yok edebilir. Üstelik tüm bunlar siz daha ağzınızı açmadan olur." s,34
"Bir kişinin giyimi ve dış görünümü, karşısındaki kişinin kendisini rahat veya garip hissetmesine neden olabilir. Nasıl giyindiğimiz, insanların bize ne kadar güveneceğini ve bizi ne kadar seveceğini belirler. Her durumun kendine özgü uygun bir giyinme tarzı vardır. İnsanlarla iletişim kurarken giysilere dikkat etmek fazla orijinal bir fikir gibi gelmeyebilir. Ama aslında öyledir. Karşınızdaki insanın rahat hissetmesi için belli bir şekilde giyiniyorsunuz. Giyinme konusunda kendi isteklerinizin ve inançların ötesinde hareket etmek zorunda bile kalabilirsiniz." s,44

Aman modasız kalmayın!

Etiketler: , ,

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Christian Dior Sonbahar/ Kış 05-06, Lanvin Sonbahar/ Kış 05-06, Nicole Richie

Benim şaç bandı ya da taç ile tanışmamın hangi sırayı takip ederek gerçekleştiğini hatırlamıyorum. Ancak bandı Axl Rose’un kafasında, tacı ise annemde gördüğümü hatırlıyorum. Şimdi, taçlar incelerek ve taşlanarak döndü Lanvin’deki gibi. Axl Rose’u da Dior geçen kış andı. Fakat bu şekilde(Axl Rose modeli) bir kullanıma henüz rastlanmadı. İkisi bu savaşı vere dursun podyumlardan fırlamamış olan -herhangi bir bez parçasını taç gibi kafaya bağlama stili- halk tarafından benimsendi. Nicole Richie halk sayılmaz ama konuya iyi örnek oluyor.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeAğustos 25, 2006logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
J Brand kotlarının ünlüler ile arası çok iyi. Şu anda çok meşhur olan marka, meşhurlar giydiği için zirvede. Üstelik bir moda pazarlama aracı olarak sitesindeki menüye J Brand'li meşhurları eklemiş. Bizi de google'da "celebrity+J brand" arama külfetinden kurtarmış. Dar modeller çoğunlukta, en favori model ise gri renkteki "912 Pencil Leg". Adı yok numarası var modellerin birde işi süsü yok.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoGenç ve şehirli kadın için moda yarattığı sloganıyla ucuz modayı ayaklarımıza servis eden Mango ile benim tanışmam yaklaşık on yıl evveldi. İlk önce Akmerkez'de Home Store'un yanına dükkan açmışlardı. Home Store'da bir gün annemle yemek yerken arka fonu oluşturan vitrinde, renkli ve modern kıyafetleri görüp yemeğimizi bitirdikten sonra kendimizi dükkana atmıştık. Ürünlerin tarz/fiyat performans oranı bizi o kadar sevindirmişti ki, elimiz kolumuz dolu mutlu mesut ayrılmıştık. O zamanlar ismi MNG olan, sonradan kelimelerin arasına sesli harfleri serpiştirerek, Türkiye'de pek tanımadığımız meyva adına dönmüştü Mango. Sesli harf kullanmadan kısa sürede bir fenomene dönen MNG, o günlerde bazı Türk firmalarına da ilham kaynağı olmuştu. Limon adlı Türk firması, MNG patlamasından sonra LMN olmuştu. Ancak LMN, MNG Mango olduktan sonra bir isim değişimi daha yaşayamadan piyasadan silindi gitti, keza piyasaya Mango'nun vatandaşı İspanyol Zara girmişti. (Zara ile tanışmamı ve Zara hadisesini başka bir postta aktaracağım.)
Mango'nun yurda kazandırdığı trend ürünleri ucuza alma devrimi, Kadıköy'de açtığı Outlet ile bir şölene dönüştü. Pazar günleri miğfer ve kalkanlarımızı alıp Mango Kadıköy'e sefer düzenlerdik. O kadar kalabalık olurdu ki; kanlı çatışmalardan sonra ele geçirilen ganimetleri eve getirip sevmek, almaların en güzeliydi. Şöleni de böylece aradan çıkarırdık.
Marka o kadar içime işlemişti ki; yurtdışına gittiğimde Mango görünce kendimi evimde hissederdim. Modelleri ezberlemiş bile olsam mutlaka Türkiye ile fiyat karşılaştırması yapar, bize gelmeyen ürünlerden almaya çalışırdım.
Yıllardır tasarım ve fiyatlarıyla kullan-at ürünler üreten ancak beni her sezon heyecanlandırmayı başarmış Mango'nun
2006-2007 sonbahar/kış modellerine katalogdan baktığımda şimdilik bir yenilik göremedim. Son iki sezondur monotonlaşmaya başladı Mango ve Zara. Çok sade ve sıradan parçalar üretmeye başladılar. Halbuki, bu "basic" dediğimiz temel parçaları zaten geçen yıllar boyu topladık. Siyah pantolonlar, düz kotlar, çeşit çeşit kazak ve gömlekler. Dünya trendlerini çok yakından takip eden bu markalar acaba aynı zamanda trendlerin de kurbanı mı oluyor? Önümüzdeki iki sene çeşitli “düz” yıllara geri dönüşümlerin etkisiyle renklenip şekillenmeyecek moda(trend araştırmaları bu yönde), böylece bu çabuk tüketilen markaların tekdüzeliğini getiriyor. O yüzden Mango’nun da içinde bulunduğu bu tip markaların sadece defileden, sokaktan, filmlerden, kitaplardan ilham almanın yanısıra, sıradışı ve yetenekli tasarımcılar tarafından üretilen yeni “çizgi koleksiyonlara” ihtiyaçları var. Mesela Topshop, bu döngüyü çeşitli tasarımcılarla çalışarak kırıyor. Değişiklik ve yenilik lütfen!

Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeAğustos 24, 2006logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo



İyi form verilmiş kısa saç bazen uzundan çok daha güzel duruyor. Üstelik kendine güvenli, enerjik ve modern. Yukarıdaki değişimler kısa saç güzelliğini açıkça ortaya koyuyor. Print edip kuaförünüze hemen götürebilirsiniz, çünkü kısa geri dönüyor.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeAğustos 23, 2006logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo2-3 kıştır dar kotlar botların içine sokularak giyildi. Her an -atının terkisine atlayacak- kılığında dolaşan trend insanlık bu görüntü out olunca ne yapacak?
Umarım -azami ölçüde bacak üşümesi geçiriyor ve önlemini yün örme kalın çorabıyla almış üstelik açık ayakkabıyı ayakları şişmiş gibi durmasına rağmen giymiş- insanları etrafta bu şekilde görmeyiz.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeAğustos 22, 2006logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoPolonya asıllı Kanadalı model Daria Werbowy, muhteşem defilerde podyumda yürürken kafasının nelerle meşgul olduğu hakkında bir demeç vermiş. Onlar da insan dedirtiyor bu düşünceler.
"Bazen akşam yemeğinde ne yiyeceğinizi düşünürsünüz, ya da çamaşırları yıkadım mı diye veya ahh annemi aramadım diye. Bazen bomboştur kafanız. Diğer zamanlarda fiyakayla salınırsınız. Şöyle ki; tamam, bana bakın, modellik yapıyorum! Ben bir modelim! "

Etiketler: , ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeAğustos 21, 2006logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoGüz dönemi geliyor. Şubat ayında yapılan moda haftalarında bu kış ne giyeceğimiz belli olmuştu, en azından tarz olarak. Bütün dergiler defileleri tarayıp, her parçayı kategorileştirdi. Aşağıdaki çalışma Gioia adlı italyan dergiden alıntıdır. İtalyancamın yettiği yere kadar ben, yer yer de sözlük trend başlıklarını yorumluyoruz.

Androjen: Erkeklik hormonuyla yüklenince ortaya çıkan maskülen form. Kadınlara iş hayatında çok lazım.

: Kazak değil, ancak elbise, ister mini giyin ister çok uzun.

Mini: Seçilmiş bir karar. Tek şüphesi 15 cm mi yoksa 20 cm uzunluğunda mı giyilecek?

Napolyon: Dantelli, fiyonklu gömlek kendinizi imparator gibi hissetmenizi sağlıyor.

Yeni Görünüm: Kategorileştirilememiş görünümlerin yeni adı.

Altın: Sadece takıda değil, heryerde dore rüzgarı bu kış da esiyor.

Uzun palto: Üzerinizdeki ağır kumaşın yerle kontağını sağlayın.

Tayt: Etek ve uzun elbise ya da kazak, 80'leri hatırlayın ve bu kış da giyin.

Grunge: Tüylü kumaşlarla opak renklerle kullanarak şık olun.

Deri Pantolon: Ben almayayım, alana da mani olmayayım.

Kravat: Çizgi karakterler kullanılmadığı müddetçe sorun yok.

Pelerin: Göz alıcı, kendine güvenli bir duruş için iyiki moda oldu.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeAğustos 18, 2006logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoŞimdiden kış modası için hararetle araştırmalar yapılıyor. Çok şeker ve değişik bir atkı önerisini Stylebytes.com adresinde gördüm. Tilki, dükkanlara düşmeye başlamış ve $100 gibi fiyatı varmış. O yüzden kendiniz de yapabilirsiniz deyip yandaki modeli inşa etmiş. Sadece tilki değil sevimli hayvanlar biçiminde atkılar polar battaniye kumaştan yapılabilir. Hatta kafası, gözüyle gerçek hayvan ve kürklerini kullanan vahşi insanlara da bir gönderme olur. Elimden dikiş gelse bende yapsam çok beğendim.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeAğustos 17, 2006logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Modacıların hepsi defilelerdeki herşeyi üretmiyorlar. Mesela ayakkabılara da hepsi el atmıyor. Özellikle bu konuda NY'den çok yetenekli bir bayan var. Jenne O. Chloe, Alexander McQueen, Heatherette için üretimler yapan Jenne O, kendi markasıyla fahiş fiyatlara satış yapmakta. Ancak modeller değişik.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Sporu ve centilmenliği değil, sporu ve şıklığı birleştirdi Stella- Adidas beraberliği. Kış koleksiyonu da güzel olmuş.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoÇorap hayal dünyasının sınırlarını zorlayan bir site sock-dreams.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeAğustos 15, 2006logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoÖğrenelim eğlenelim post başlığında bu haftaki konumuz bez çanta yapımı.
İtalyan Elle dergisinin bir hizmeti olan bu konu, resimlerle çok açık hale gelmiş. Eğer faydalanıp bir çanta yaparsanız haber verin, buradan meşhur edelim.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Domenico Dolce'nin Stefano Gabanna'ya attığı faça ile "Moto Razor" adı üstünde olan işlevini yerine getirmiş. Bu telefonun diğer razorlardan tek farkı ise altın rengi. Tam Beyoncé, Puff Diddy ya da Daddy, Usher ve diğerleri için yaratılmış görünüyor. Façayı yemiş Stefano'nun sakinliği gözden kaçmasa da reklam çok başarılı.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeAğustos 10, 2006logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoSevgili Melis,

Bu aralar doğum günün olduğunu biliyorum ve beni ihmal edeceğini de. O yüzden hemen sipariş veriyorum; bana bilgi topla. Ama dergi falan getirme onları sen oku, beni yorma.
Bir de çok büyüdün, biraz küçül de gel.

Öptüm,
Moda Trenden İn!
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeAğustos 08, 2006logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoöğretmen: Sen kalk bakalım sözlüye "Moda" "Trend" "En" "İn". Bu ne biçim isim öyle Brezilya dizilerine mi özendin Luiz Alberto Del Valreyno falan gibi?
moda: Yok hocam.
ö:
Söyle o zaman en son çıkan teknolojik kumaşlar nelerdir? Modacılar bunları hangi koleksiyonlarda nasıl kullanıyorlar?
m: Şeey, çalışamadım oraları ben hocam. Çünkü ben aslında çok varlıklı bir ailenin kızıyken, babama kurulan komplo ve entrikalar yüzünden, babam iflas etti, bende annemle şehri terketmek zorunda kaldım. Sesimin güzelliği yüzünden hemen keşfedildim ve beni ünlü yaptılar. Sonra plakçının oğlu Carlos ile evlenince güzel kızımız Mariana doğdu. Kocam kumara ve güzel kadınlara olan düşkünlüğü yüzünden ailemizin yıkılmasına sebep olurken, bende kendimi ev işlerinden alamadım. Ütü, bulaşık, yemek, çocuğun dersi derken inanın bana, evet inanmalısınız buna, bende inanamadım ona, ben ben hiç çalışamadım hocam.
ö: Sana söylüyorum Luiz Alberto ModaTrendenİn niçin çalışmadın, evet niye dersine bakmadın, bana bakar mısın Luiz Alberto ModaTrendenİn lütfen nasıl çalışmadın ha söyle söyle lütfen evet bunu bana söylemelisin niye çalışmadın? Cevap ver niçin yaptın bunu evet cevabını vermelisin sıfır veriyorum sana anladın mı beni ha evet sıfır sıfır.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoKuzenimle hayalini kurduğumuz şey, herşeyden elimizi eteğimizi çektiğimiz yaşlarda, altlı üstlü dairelerde oturup türlü huysuzluklarla hayatı birbirimize zindan etmenin yanısıra, birbirimize bakmak. O çok becerikli olduğu için yemekleri yapacak, bende tüm gün tv'nin önünde oturup yiyeceğim. Ama arada kavga ve tartışma eksik olmayacak. İşte bu zamanlarda elimize bir uğraş gerektiğinden şimdiden el işlerini de paylaşmış durumdayız. O örgüye çok yatkın, her numara şişle hırka ve yelek örecek, bende tığ hastası! olduğum için fırın, bulaşık makinası, tost aleti, dvd player gibi aygıtların üstüne tığ işiyle harikalar yaratacağım. Sanırım Alexander McQueen bizden erken davranmış. Ve bu çantaya da $1720 biçmeye hiç utanmamış. Berfu, bu modelden de kesin yapmalıyız!

Etiketler: , ,

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeAğustos 07, 2006logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Moda tasarımcıları başka işlere el atınca ortaya enteresan şeyler çıkabiliyor. Son olarak Christian Lacroix Fransız demiryollarının hızlı trenlerini renove etmiş. Atlantik hattında olan her tren önümüzdeki 5 yıl içinde ultra hip modern iç dekorasyonunu tamamlayacakmış. Biz de de çeşitli örneklerini görmeye başladık bu uygulama benzerinin. Moda tasarımcıları kendi butik çalışmalarının yanı sıra başka oluşumların kıyafetine de el atıyorlar. Ör: Cemil İpekçi ve simitçiler, Arzu Kaprol ve Turk Silahlı Kuvvetleri gibi... Belki bu örnekler sayesinde başka mecralara da el atılır.

kaynak:thecoolhunter.net

Etiketler: ,

nd #comments --> v>