gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeHaziran 08, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoKörpecik Marilyn Monroe'nun 24 yaşındayken (1950 yılının Ağustos ayında) Los Angeles Griffith Park'ta Life dergisiyle yaptığı çekimden gün yüzü görmemiş kareler yayınlandı.



Karelere daha önce bakmamış olmamızın sebebi, derginin dijital ortama geçerken, bu görüntüleri arşivlerinde bulmaları.




Görüntüleri çeken Ed Clark 1999 yılında bu fotoğraf çekimini anlattığı röportajında; Kareleri dergiye yolladığını, akabinde "Kim olur ki bu Marilyn Monroe?" diye geri dönüş yaptıklarını anlatmış. Ama daha sonra "Bazıları Sarışın Sever" filminin akabinde Marilyn ve Jane Russell'ın fotoğrafları derginin kapağında yer alabilmiş. (Hikayenin bu kısmında bizimkilerin Pavarotti için sesi yetersiz diye geri göndermeleriyle yakınlık kurabilirsiniz.)





Doğal kumral olan Jean Harlow, modellik günlerinde ajanslar sarışın arıyor diye saçlarını sarıya boyatmış.



24 yaşındayken çekilmiş karelerde Marilyn Monroe'nun üzerinde baş harflerinin nakışlandığı beyaz bir gömlek ve yüksek belli bir şort var. Bazı kareler ise Monroe'yu bikini üstüyle görmemizi sağlıyor.



Tüm kareler ve hikaye için: http://www.life.com/image/88010853/in-gallery/27412/marilyn-neverpublished-photos

Etiketler: ,

nd #comments -->
gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeNisan 10, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Yazılı basında kullanılan photoshop, insanların kusurlarını kapatmak için değil miydi?

Halle Berry eminim banyodan çıkmış haliyle bile daha güzeldir. Bazaar'daki kapakta kendisini tanımak neredeyse olanaksız. Halle değil, Hale Berry.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeŞubat 16, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeOcak 16, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
FHM Kasım 2008
Fotoğraf: Jamtül
Moda Editörü: Alexander K. Kokoskeriya

Yukarıdaki fotoğraf FHM'in geçen Kasım sayısından. Topuğu tutulmuş ayakkabının altındaki etiketi görünce dayanamadım.
Ayakkabıyı çekim için aldınız ve etiketi sökemiyorsunuz biliyorum, o zaman altını göstermeyin. Sadece memelere bakmayacak kadın okuyucu da dergiye bakıyor ve bu tip ayrıntılara takılıyor.

Temiz toplum, etiketsiz ayakkabı...

Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeKasım 19, 2008logDateHe!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeKasım 05, 2008logDateHe!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeEylül 04, 2008logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoYine istek üzerine bir post. Bu sefer uzaklardan bir izleyicimiz var. Kanada Montreal'den fashion marketing öğrencimiz. Diyor ki; "Moda Trenden İn!'e şu Lara Stone'lu İstanbullu fotoğraflar çok yakışır".

W dergisi eğer
Kate Moss'un terleten fotoğraflarını çekmeseydi, Lara Stone'un İstanbul içinde verdiği pozlar baş sayfalara taşınacaktı.Olsun biz yine de bağrımıza basalım. Gerçekten bundan daha iyi şehir reklamı olmazdı. Yine Mert Alaş ve Marcus Piggott'u saygıyla analım.








Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeAğustos 25, 2008logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Dünya rahatı Crocs, çocuklar, bebekler ve ayağında rahatı arayanların dışında giyilmemeliydi. Hatta benim için Ugg'lardan çirkinlik olarak farkı yok. Ama yine de Crocs yaz ayını kurtarıcı bir yapıya sahip. Ancak konu stile gelince, olayla "alakası yok" demek isterim.

Carine Roitfeld yönetimindeki Paris plakalı Vogue, Eylül ayındaki bir editoryalde Raquel Zimmermann'ın ayağına oranj Crocs'ları giydirmiş. Stili ayağa düşüren Vogue Paris ekibi beni şaşırttı. Bu hamleyle bu ayakkabıları legalize etmeye çalıştıklarını düşünüyorum.

Notçuk: Topuklularla belli olmuyordu da, Zimmermann'ın ayak boyu Crocs'un kabalığında 1000 numara gözüküyor. Raquel battal ayaklıymış.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeAğustos 24, 2008logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo






Moda dergilerinin gülü, biriciği, nur tanesi, "the manken" Kate Moss'un, Mert Alaş ve Marcus Piggott'a W dergisi için verdiği pozlar müthiş. Belki de Kate Moss, şimdiye kadar hiç bu kadar seksi gözükmemişti. Styling için de çeşitli kutlamalar yapmak lazım. Takılar ve kıyafetlerin atmosferle uyumu, artı Moss'un makyajının güzelliği, bu çalışmayı benim favori editoryallerimin arasına soktu. Üstelik ekibin sayesinde özellikle Mart Alaş'ın katkısıyla, daha iyi bir Türkiye/İstanbul tanıtımı yapılamazdı. İyi kurgulanmış, usta ellerdeki bir moda çekimi, olanı olduğundan nasıl farklı gösterme yetisine sahip, bunu da açıkça deneyimlemiş olduk. Şöyle ki...

En yakın arkadaşlarımdan birinin bekarlığa veda partisini birkaç yıl önce biz de aynı hamamda (Cağaloğlu hamamı) yapmıştık. Kendi teybimizi ve müziklerimizi götürdük, akşam vaktiydi, içeride sadece bizim ekip vardı. Ancak keselenmek suretiyle vücuttan neredeyse toplamda bir kol boyu kadar kopan derilerin oluk yatağında akması, hatta etrafta deriden nehirlerin olması, nefes alınamaz bir sıcaklık, ve hamam telalı +70 yaş yarı beline kadar inmiş memeleriyle saç yıkayıp kese atan teyzeler beni bir daha hamamın semtine bile uğratmamayı sağladı. Ömürde bir kere yapılan tecrübe yetti de arttı. Bileydik hamamın böyle olabileceğini W dergisi ve ekibine ulaşmaya çalışırdık. Çünkü yaratılan ilüzyon aynen şapkadan tavşan çıkartmaya benzemiş. Mesela hamama hiç gitmemiş olsam bu görüntülerden sonra denemek isterdim. Ancak şu noktada bana sadece çekimlere bakıp ekibi kutlamak düşüyor.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeHaziran 06, 2008logDateHe!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMayıs 26, 2008logDateHe!-- Begin .post -->
nd #comments --> v>