gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeHaziran 12, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoCalvin Klein'dan USB stick olabilen güneş gözlüğü.

Transformer çağında olmamıza rağmen, daha tam manasıyla bu tarz ürünlerle kuşatılmadık. Hatta markalı ürünler işi daha ağırdan alıyor. Hal böyleyken geçen ayın İtalyan Elle dergisinde rastlamıştım bu gözlüğe. Sonunda fotoğrafını
bir sitede buldum.


Bilgileri gözü gibi saklamak isteyenler için 4GB (Hiç fena değil).




Aslında hiç fena fikir değil. Ben USB'mi genelde unutuyorum. Arkadaşlarımla yüklü fotoğraf alışverişimiz kısa kalıyor. Her gün kullanılan eşyalarda monte şekilde olsa, en azından bir usb taşıdığımı bilirdim.

Etiketler: , ,

nd #comments -->
gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeHaziran 06, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoKendime yeni bir dolap düzecek olsam pasta payının en büyüğünü ebay'deki Indie Cult Vintage'a ayırırdım.
Varsın Indie Cult'ın reklamı olmuş olsun bu post. Hak ede ede bugünlere geldi ne de olsa.
Satış tüm dünayaya ebay vasıtasıyla yapılıyor. 50,60, 70, 80'lerden toplama ürünler bu kadar mı günümüze cuk oturur?
Yetkililere duyurulur, kişilik kokan tasarımları toparlamak da bir marifet.



$169 Buy it now fiyatı.
$149 Buy it now fiyatı.
Ağız suyu akıtmış olalım. Devamı için kendi keşiflerinize kuvvet.


$199 Buy it now fiyatı.

Etiketler: , ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMayıs 28, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoGüzelsen Trenden İn'e buradan selamlarımı yollayıp, geçen gün yine bana fısıldadığı ürünleri bir çırpıda topladığımı açıklamalıyım.

Etiketler: , , , ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMayıs 12, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo


Zaha Hadid sayesinde "Uzaydaki kıyafetlere adaptasyon" dersleri alıyoruz her sezon.
Geçen sezon tasarımcı bizi Melissa plastikleriyle uçurduktan sonra, şimdi de Lacoste için tasarladıkları ile şaşırtıyor.
O timsah logosu nasıl da dijitalleşmiş.
Temmuz'da Colette, Dover Street Market ve Corso Como'da itinayla dokununuz elleyiniz, uzay çağına yakınlaşınız.

Etiketler: , , ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeNisan 29, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoKristal deodorantımdan memnunken daha fazlasını istedim ve sahip oldum.
LUSH'ta enteresan deodorant maddeler var. Kimisi katı, kimisi krem, kimisi pudra, kimisi de suyla bereber sürülüyor.
Aromakrem'in deneme boyunu istedim, memnun kalınca gidip kutuyla aldım. İşlem biraz farklı; Bir parçayı kopartıp parmaklarınızla kol altınıza sürüyorsunuz.
Bu deodorantı satın alırken diğerlerine de baktım, Aromaco'yu da aldım. O da hiç fena sayılmaz. Kısacası yeni ve farklı deodorant arayışı içindeyseniz Lush'taki farklı seçenekleri kendiniz deneyimleyin.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoBeni heyecanlandıran ürünlerden Coloron, kağıt farı göze bastırmakla, göz makyajı vaad ediyordu. Hiç bir masraftan kaçınmayıp sırf denemek amacıyla satın aldım 5'li paket ürünü Türkiye'deki Sephora'dan.
Geçtiğimiz günlerde özel bir partiye katılacakken birini açtım denedim. Sonuç tamamıyla bir fiyasko.

Toz farın kağıt üstüne yapışmış verisyonu göze sürülünce kalınca kremimsi bir katman oldu. 2 göze eşit yapıştırmak neredeyse imkansız. Ürünün dokusunu ve ağırlığını, rengini ve tarzını beğenmeyince gözümden sökmek ise dakikalarımı aldı. Kızaran gözlerime normal makyajın oturması ise daha fazla vaktimi.

Neticede paranıza yazık. Elimde kullanılmamış-kullanılmayacak bir sürü ürün kaldı. İsteyene gönderirdim ama postane aramak çöpe atmaktan daha zor.


Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeNisan 12, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoErkeklerin kadın fotoğrafı paylaşmasından usanan kadınlar eskiden birbirlerine "takvim" erkeklerini gönderirlerdi e-mail yoluyla biraz iş hayatına neşe katmak için.

Urban Decay'cilere de bu paylaşımın farkındar sanırım. Yeni rujlarına soyunan erkekleri eklemişler. Rujların renkleri de erkek adlarıyla anılıyor. David, James(hot pink) gibi... Her birinin hikayesi var ayrıca.


Bekar arkadaşların doğum günlerinin kaçırılmayacak hediyesi olur.

Etiketler: , ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeNisan 06, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo


Hussein Chalayan'ın car crash koleksiyonu İlkbahar/Yaz 2009 için tasarlanmıştı. Arabalaların hareketinden etkilenen Hussein Chalayan'ın özellikle elbisleri akılda kalmıştı.
Koleksiyondan harika bir baskı pantolon Colette'in online mağazasında satılıyor.



Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMart 17, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeŞubat 23, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoAzumi&David'de eğlenceli ürünler var.
Ayakkabıdan çanta, sonradan eklenen yaka, bant şeklinde kol saati, kravat ve sutaşlar.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeOcak 22, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeOcak 16, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoBloggerların gücü yurtdışında yere göğe sığdırılmıyor biliyorsunuz. Ülkemizde markalar açısından bu bilinç kıyı kıyı ilerlemekte.
Max Factor yeni ürününü sadece bloggerlara gönderdiği bir tanıtım yapınca da bu tanıtım işi adına kıpırdanmalar olduğuna seviniyorum.

Max Factor'un dolgunlaştırıcı rimeli (kapıcıya teslim edilmiş paketi akşam alınca) elime geçer geçmez soluğu aynanın karşısında alıyorum. Kırmızı güzel bir kutunun içinden çıkan Max Factor rimeli ve özel notu çıkartıyorum. Gün boyu dolaştığım Diorshow maskarayı tek gözümden siliyorum ve Max Factor yeni rimelimi sürüyorum.


Ve neticede sizelere iç rahatlığıyla önerebileceğim bir sonuç alıyorum.

Üstelik bu ürünü-Max Factor False Lash Effect Maskara- Şubat sonuna kadar almak isteyenlere 5 YTL'lik indirim kuponları var. (5 adet)

Bu posta bıraktığınız İsim Soyad ve e-maillarınızla sizle irtibata geçilip Max Factor ekibi tarafından kuponlarınız gönderilecektir. Rimelin fiyatı yaklaşık 20 YTL olacak diye biliyorum. Sizlere kupon değil rimelin kendisini dağıtacağım günler de gelecek. Patience young Skywalker patience....

Etiketler: , , ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeOcak 04, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Condomi adlı erotik mağazanın yeni torbaları şimdinin tartışma konusu. Hem kadına hem erkeğe yönelik çalışmalar mevcut.
Torbayla gündeme gelen birçok firmayı Condomi tabii ki seks temasıyla sallamış durumda. Abarttıklarını düşünüyorum.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeAralık 02, 2008logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoKuz optikten yaratıcı bir mail aldım. İlan bakmaya değer bir şekilde tasarlanmış. Basit ama akılda kalıcı. Ayrıca web sitelerinden alışveriş imkanı olması çok iyi haber.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeAralık 01, 2008logDateHe!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeKasım 17, 2008logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Sütyen askılarını saklamaya yarayan çok mantıklı bir aparat the strapper.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeEylül 03, 2008logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoJaponya tatilinden dönen çok yakın- pek yakın arkadaşlarımdan biri hatıra olarak bale çorapları getirdi(Allah için farklı hediye). Babetlerin içine giyince hoş görüntü yaratan bir çift japone sevimliliğindeki çorabımı ben pilateste giyiyordum(ahhh Lale Devri ahhh). Ve o Lale Devri günlerinde de epey tezahürat almıştı japoneler. Ben de oturup kasa kasa söylemeye karar verdim. Ebay'in yolunu tuttuğumda, japonelerin ticaretini kıt gördüm. Şimdi bulamadığıma seviniyorum. Kasa kasa japonelerle beraber ancak ... lalesi şeklinde oturuyor olacaktım.

Japoneler, pilates ve yoga gibi salon danslarında size güzel eşlik ediyor. Adının şoset mi soket mi olduğuna karar verilemeyen çorapların yerini de sevgiyle alıyor.

Bir başka örneğini de Urban Outfitters'da buldum. Yaptığım derin gazetecilik araştırmalarında Betsey Johnson'da da benim kadar ilgi ve heyecan gördüm.
Sekmeli gözatmak isteyenler için.



Not: Sekmeli gözatma, oturgaçlı götürgeç familyasından olup, müthiş zenginlikteki dilimize Microsoft Türkiye tarafından katılmıştır. Heybetli okunuşuna bakmayın alt tarafı bir browser içinde birden fazla pencere açılabildiğini anlatmak için kullanılıyor.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeTemmuz 29, 2008logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo(Dikkat uzun yazı. Eyvah uzun yazı!)

Bunlarla kafayı yeme Melis sonu yok dedikçe, bu ekolojik olayına sardırmaya başlıyorum. En belirgin harekatı ise kozmetikte yaşıyorum. Geçen gün güvenilir kaynaklardan öğrendiğim şeyle yıkıldım. En zararlı kozmetik maddelerinin güneş koruyucuları olduğunu duyduğumdan beri de içim hiç rahat değil. Çünkü ten rengi sıralaması yapılırken, dünyadaki renkler benim beyazlığım referans alınıp da başlamış gibi. Yani ben sıralamadaki ilk renge sahibim. Yıllardır güneş görmemiş beyaz ötesi tenimi 50 üzeri faktörlerle korumak boynumun borcu. (50 faktörü ben ve çocuklardan başka kim sürüyor biliyor musunuz? Çok koyu tenliler, daha fazla kararmasınlar diye!) Güneş kremleri içerlerinde birçok kimyasal bulundurduğundan en zararlı ilan edilmiş. Peki bu durumda ne yapılıyor? Makyaja geldiği gibi güneş kreminde de tercih minerallerden yana olmalı. Fakat bu kimyasal olayı öyle ki, aslında şampuandan rimele, neredeyse ojeden ruja herşeyin içinde kimyasal madde var. Güneş sütümü mineral aldım, makyajımı minerallerle değiştirdim, peki diş macununu ne yapacağım, kıyafetlerimi en zararlılardan biri olan deterjandan nasıl kurtaracağım? Benim bu afilli gibi görünen sorularım birkaç yıllık dünyevi meseleler klasmanında, kanserojen katkı maddeli paranoyanın küresel ısınma manikdepresifli hali zaten. Meselenin hormonlu gıda KDV'sini de hasılata katmayı unutmamak gerek.

NTV Yeşil ekran destekli paranoyalarım, markette çaktırmadan deterjanın kansersizinden ararken, yediğim domatesi, ya da herhangi bir paketli ürünü de sorgulatıyor artık bana. Sonra birden İsviçre'de yaşamadığımı hatırlayıp, Allah'ın İstanbul'unda deterjandan, hormonlu çilekten, PEG içeren kozmetikten kaçsam ne olacak zaten diyorum. (Acaba Türkler'in toplam kalite ter kokusunun bizim payımıza düşen ozon tabakası delinimi ya da karbon gazı salınımının çokluğunda etkisi var mıdır? İşte BBC sana güzel bir belgesel araştırma konusu. Ancak araştırırken kokudan sağ kalamama ve ülkenize geri dönememe riski var benden uyarması.)

Fala inanma falsız kalma'nın ekoloji versiyonunu kendime tam prensip edinmişken, zat-ı alimi ürün içeriğine bakarken ve katil katkı maddelerini enselemeye çalışırken buluyorum. Yani merak var, istek var, hatta kafaya takmaya yakın bir ruh hali var, ancak daha hala çemberin dışındayım.

Bu arada araştırmalar, ekrana düşen ekolojik haberler bütününde kendime uzman! (kendini bilir) destekli bir koruma kremi aldım. Minerallerden yapılma olduğu söylenen İsrailli AHAVA'nın 50'leri.

Şimdi araştırırken bir marka daha gördüm, ekoseverlerin zaten bildiği bir marka gibi duruyor Lavera. Markayı biraz daha araştırdıktan sonra kendimde nemlendiricilerini ve temizleme jellerini alacakmışım gibi bir hava seziyorum. Kullananınız ya da başka şeyler bilip de paylaşmak isteyeniniz varsa söyler zaten. Bir de Almanca bilenlerin faydalanabileceği ürün didikleyen, Chanel, Clinique ve Nivea'nın içeriklerini beğenmeyen
Öko-test diye bir site var. İşte onların beğenisi Lavera zaten. Almanca'ya ilk defa ihtiyaç duyuldu o da namüsait.



Eee ne yapıyorum o zaman?
1-Evet bu kadar beyazım. Güneşe çıkmak mı? Kendini intahar etmekle aynı kefende yatıyor. Rengim bu ve bir cilt nakli yaptırmadıkça değişmesi mümkün değil. En az 50 faktör koruma ve güneşle hiç anlaşamama durumları aynen devam.
2- Evet son zamanlarda benle cepten iletişim kuranlar, maymun gibi alolara gark oluyor. Nedeni kulaklığımı keşfetmem. Kulaklığın tele dolanması sonucu cevap vermede güçlük, ses ayarlarında nanaylık.
3- İnternet maillarında dolaşan 3 cep telefonu ile mısır patlatma gösterisi ve gazete destekli cebin beyin pişirme operasyonları bana geceleri kapattırıyor mereti.
4- Haci şakir'in toz sabunlarıyla çocuk eşyası yıkayan arkadaşlarım var. Deterjan konusu şu aralar benim için sıcak konu. Daha bulaşık makinasına takmadım.
5- AHAVA'yı deneyeceğim. Gerçi 50 zaten koruyacak. Mineral kısmı Allah'a emanet.
6- Makyaj malzemelerime onca yatırım yapmışım. Aklanmalarını bekleyip, fondötenim mineralli canım deyip, kendimi ekolojinin parçası zannetmeye çalışacağım.
7- Organik kara bulgurumun hakkını vermeye devam edeceğim. Elimdeki tek organik malzeme. Tüm yiyecekleri organik alamam ki'lerle kendimi kandıracağım. Bu yaşa kadar organik mi yemişiz ki diye Türklük yaptıktan sonra, e çocukken bu kadar katkı maddesi yoktu ki diye soru-cevap oynamaya devam edeceğim.

Etiketler: , ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeTemmuz 28, 2008logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoBu aralar mağazalardan çöp almadım diyebilirim. Sürekli internetten alışveriş yapıyorum. Herşey'den kozmetiğe (strawberry gerçekten gönderim ücreti almıyor. çok karlı) kadar. Geçenlerde gördüğüm bu kedili çorabı da ısmarladım. Ve baktım ki, herkese bu çoraptan bahsediyorum. O zaman Moda Trenden İn!de vitrin olsun dedim. Kedi insanı olmamama rağmen çok komik bir çorap. Sezonu geldiğinde hemen giymeyi planlıyorum. (İngiltere'den 10 günde falan geldi.)


Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeTemmuz 22, 2008logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Gojeko'yu Moda Trenden İn'e yazdığı bir yorumdan tanıdım. Eko bilinciyle doldurulduğumuz şu günlerde Gojeko sitesinde hem bilgilendirme var, hem de tatlı cici kumaş torbalar var. Siparişe göre özel tasarım da yapabiliyor.
Ben çok beğendim. Dostlar ziyarette ve alışverişte görsün.


Etiketler:

nd #comments --> v>