Etiketler: hiçi hiç
<$BlogItemBoEvet. Ama ...'unu çıkartmamak lazım.
En sevmedigim şey bir ürüne silikon tabancası, japon yapıştırıcı ya da herhangi bir metodla Swarovski taşı veya pırlanta yerleştirmek sonra "şu gereksiz ve en pahalı ürünü ben yaptım" demek.
Anladık. Kaç karatsa elmas, ürün o fiyat oluyor. O zaman bir de pırlanta koymadan bir ürün icat et bakalım pahalı olabilen ey mucit.
Pırlantada top üç:




<$BlogCommenFArklı düşünemeyenlerin farklı düşündüm demesi gibi bir şey.
<$BlogCommentamamen görgüsüzlük. Pahalı olmak neden marifet sayılıyor onu da anlamadım.
<$BlogCommenPırlanta ve pahalı mücevheratlar gördükçe aklıma Blood Diamond filmi geliyor ve bunları bize pazarlayanlara, onları taktığımızda sanki birden süper insan olacakmışız havaları estirenlere gıcık oluyorum.
<$BlogCommenewt, blood diamonds filmi her erkek tarafindan pirlantaya aseren mustakbel ese bir kere seyrettirilmeli, uzerine hatta bir de "ne anladin bakalim bu filmden" diye sorulmali, tatminkar cevap alinamazsa farkli limanlara yelken acilmali, ya da sarisinlardan vaz gecilmelidir...
<$BlogCommenbende filmden sonra elmastan uzaklasan insanlar gormeye basladim.
yinede kurk gibi mazeretler icin hayvan katliami benim icin zirvedir.
<$BlogCommenbu bir akımsa geçmesini diliyorum!
<$BlogCommençıplak halde hiçbir estetiği olmayan, son derece kaba bu objelerin üstüne taş yapıştıtırlıp değerli gibi görünmesini anlamıyorum.. Olabilir insan taş, pırlanta sevebilir tercih meselesi.. ama herşeyin estetiği makbul, fazlası zararrr