gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeTemmuz 31, 2007logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Topshop Chloe'den biraz esinlenmiş. Ve eserken, açılan dava sonucu üretilen 1000 ürünü geri çekip, £12.000 Chloe'ye ödeme yapmış.
"Esinlenmek kötüdür, esinlenmeyin."
Aradaki fark için değmemiş bence, pound para birimi olunca 35'i veren 157.45'i verir.

Etiketler:

nd #comments -->
gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Gorbacov Annie Lebovitz tarafından çekilen reklamda boy gösterdi. Sovyet Rusya eski lideri için ilginç bir çekim olmuş. Yanındaki çantada polonyum 210 maddesi taşıyorda o yüzden bu kadar gergin diye New York Times 'da dalga geçmiş.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeTemmuz 27, 2007logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Crocs çılgınlığı daha bitmeden, çıta yükseldi ve azimli tasarımcılar "bizde yaparız hem de doğayla dost olanını bu sayede daha da çok pr desteği alırız" dediler. Sonuç ortada. Acaba bisiklete binmek gibi mi? Yani bunlarla yürümeyi öğreneceğim ve bir daha unutmayacak mıyım? Dopie'ler 30£. "Yeni başlayanlar" için öne takılacak bir ipgen verilebiliyormuş.



Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Hani sorarız ya "Anne nasıl olmuş" diye. Gerek kalmadı. Shareyourlook.com gerçek insanlardan gerçek yorumlarla kıyafeti değerlendiriyor.



nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo



Babayiğit bir tasarımcı lütfen prizlere el atabilir mi? Akabinde acilen en yakın ev inşaatçısında satılabilir mi?

Yukarıdaki dahice...Hatta İstanbul boğazında çok sık gördüğümüz bu yük gemileri (yani amiral battılar) aslında İstanbul'un ikonlarından sayılır. Konu projelere çok açık hemde İstanbullu.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo

- Güneş gözlüğü gözde olmazsa nerede durur?
- Kafada.
- Kafada koyacak yer yoksa (şapka vs!)?
- Bluzun yakasına ilişik veya GÖZLÜK KOLYEsinde.
- Brad Pitt'inki ne kadar?
- Laloop 225$
- E Brad Pitt değilsem?
- En yakın gümüşçüde seçtiğin bir zincire halka döndür as.

Etiketler: , ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeTemmuz 25, 2007logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoTime dergisi tarafından 2006'nın en iyi icatlarından birine aday seçildi diye bu sütunlara taşınmıyor bu ürün. Lakin, dün National Geographic kanalında rastladım, beğendim ve hemen araştırmasını yaptım.
HugShirt, beyaz yamalı bir bluz gibi görünsede, ulvi bir misyon edinmiş kendisine. Yamalarda Bluetooth teknolojisiyle döşenmiş sensörler var. Yamalar sensörlerin emriyle şişiyor ve sizi kucaklıyor. Telefonda Bluetooth varsa ve Hug Me java software yüklü ise, karşı taraftan gönderilen bir kısa mesaj ürünü giyene sarılıyor.


HugShirt insanoğlunun yerini alma amaçlı geliştirilmemiş, fakat uzakta olan seven, "leyla'dan geçme faslını" bıraksın diye özlem duyanlar için icat edilmiş.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeTemmuz 24, 2007logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Ünlü dünyası için "rehabilitasyon merkezi" sanki cv'de mutlaka yer alması gereken bir uğrak yeri gibi en az bir kere kalınmak üzere ziyaret ediliyor.

Steven Meisel'de İtalyan Vogue için bu konuyu işlemiş. Mühim olan rehabilitasyondayken de stilden ödün vermemek.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Victoria Beckham, bugünlerde bacaklarından dolayı (bence) photoshop kurbanı ola dursun, Amerikayı ayaklı dal parçası görünümüyle işgal ediyor. Bir de çanta durumundan sürekli haber oluyor. Bir kadının ne kadar çok Hermes çantası olabilir diye sınırları zorluyor. Ve bu kadar ayakkabı, kıyafet ve çantaya varis bir adet kız çocuğunun bile olmaması günah dedirtiyor onca parçaya. Söz konusu Hermes Birkin çanta ve renk bu sefer pembe.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeTemmuz 17, 2007logDateHe!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo

Sorumlu değilim deyip işin içinden sıyrılmak var mı?
Ben de sorumlu değilim.
Peki kim sorumlu?

Hiç kendi dükkanında kendi koyduğu fiyatta "oluşabilecek hatalardan" sorumluluk kabul etmeyen bir marka gördünüz mü?

"Hatalı" fiyat neyse o durumdan satış olayı yurtdışında oldukça yaygındır. Bu durumdan müşteri mağdur olmaz. Marka, "fiyatlandırma hatasında" "hata payını" kendi üstlenir.

Hatta durumu bir örnekle ballandıracak olursam,
Bir kırmızı pardesü'den dükkanda 5 adet var. 4 tanesi 350 YTL fiyat etiketi görürken, 1 tanesi barkodcuların "hatasından" dolayı 35 YTL olarak geçmiş. Ben de askıları eşelerken piyango bana çıkmış. Kasaya gittiğimde benden kaç para alınması lazım?
- Tabii ki 35 YTL.
- Niye?
- Çünkü mağazanın yaptığı "hata" beni bağlamaz. Ben üzerinde gördüğüm etikete göre alma kararını vermişimdir. Ve o etiket biz "hata yaptık", doğrusu şuydu demekle bir daha değişmez.

Daha fazla yorum yok.
Not: Olay başıma gelmemiştir. Kırmızı pardesü sadece "fiyat hatasını" anlatmak için kurgusal bir örnektir.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeTemmuz 16, 2007logDateHe!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeTemmuz 09, 2007logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoÇarşıdan aldım bir tane eve geldim bin tane tekerlemesi salt mecazi anlamda söylenmiş olamaz. Cevap basbayağı nar. Yoksa şu aralar bu mecazın moda için kullanılması imkansız. Keza çarşıdan (dükkandan) bu aralar aldığınız yeni bir ürünü başka yeni ürünler ile binlerce kez kombinleyip giyebiliyor musunuz?
Ben giyemiyorum. 80'leri ağır eleştiri bombardımanına tutan ben, 2007 yazını da 80'ler kategorisine koymuş durumdayım. Ne yazık ki trendin bir suçu yok, perakende markalarının trendleri olabildiğince kötü ürün haline getirmesidir suçlu olan.
2 yıl evvel elbiseler geliyor dedik; renk renk, desen desen, biçim biçim. Hakikaten de geldi. Ancak bir trendin etrafta bu kadar çok olup, üzerime uymayanı ve kötü kalite olanını hiç bir sene yaşamamıştım.

NEREDE GÜZEL ELBİSLER?

Herhangi bir mağazaya girin, elbisler üzerinize yıkılıyor. Pazen ve basma desenler ve renklerin kötülüğü bir tarafa, kuplar o kadar felaket ki, hangi kiloda olunursa olunsun bir kadına yakışacak durumda değiller.
Üstelik son yıllardaki ucuzcu giyimcilerin üremesiyle, indirimlerle şenlenen alışveriş tiriyakiliğimiz, salt fiyatı yüzünden bize asla ve asla giyilmeyecek ürünler aldırıyor.
Kullan-at moda beni yavaş yavaş sıkmaya başladı. Çer çöpe toplamda adam gibi bir yerden alacağım tek parçanın fiyatını ödemektense ve sonra kullanmadan vermektense ya da dolap beklemesi için bekletmektense, bu indirim sezonu "meşhur" perakende mağazalarında ben yokum!
Neredeyim diye sorarsanız, kendi dolabımda alışverişe çıkıyorum!
nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeTemmuz 03, 2007logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Topuklu ayakkabısını her daim giymek isteyenlere ne güzel çözümler üretiliyor. Dişiliğini deniz altında göstermek isteyen dalgıçlar bu paletlerle fark atar.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Balenciaga iş gömleğine etnik öğeleri katarak farklı bir tarz yaratmış. Renk ve desenlerin kullanımı çok hoşuma gitti.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoSon günlerde benim başım halkla aynı şeyleri giymekten dolayı dertte. Uyduruk gri bir t-shirt elbise aldım Mango'dan. Haftasonu moru ile pişti olduk. Sonra geçen gün gittiğim bir düğünde Zara kırmızı bir elbise tespit ettim birinin üstünde. Yani ben başkasında tespit ettiysem, o markalarda başkası tarafından benim üstümde tespit olunur tezini uydurdum. O yüzden Mango-Zara benim için son demlerini yaşıyor. Değişik yerler açılmazsa export mağazalarından bile daha çok nemalanacağıma eminim.
Yurtdışına gittiğimde de genelde ayakkabı topluyorum. Aslında üst toparlamak daha mantıklı. Nasıl olsa ayakkabıda pişti olmak daha az ihtimal.
Yine de ayakkabıda pişti olmak istemeyen ve yaratıcılığını konuşturacaklara özellikle de üniversite öğrencilerinin hunharca faydalanacağı tasarım önerisi:




1- Sevilen ama renginden dolayı demode bulunan ayakkabı istirahate çekildiği dolaptan alınır.
2- İmajı, deseni, rengi beğenilen dergi sayfaları ve kullanılmak istenen başka materyaller hazır edilir.
3- Ayakkabıya o dergi sayfası ve bilimum gereksiz aksesuarlar çeşitli yapıştırıcılar vasıtasıyla sürülür.
4- Sonuç ortada. Sayfayı ayakkabıya iyice fikslemek için farklı bir yapıştırıcı gerekiyor olabilir. En yakın bayinizden sorunuz.



Etiketler:

nd #comments --> v>