gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMart 17, 2008logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoSonunda İstanbul'un da takvimde yer alacak defile haftası oldu. Bu bir ilkti. O yüzden organizasyonun giderek gelişeceğine eminim. Geliştirme için benim de çorbada tuzum olsun diye naçizane önerilerim var. En nihayetinde moda dünyası, tasarımcısıyla, dükkanıyla, ürünüyle, şovuyla, pr'ıyla ve basınıyla bir bütün.

Neler olsaydı:
- Yer şahaneydi, daha çok oturacak yer olsaydı.
- Kahve dünyası mini cafesi iyiydi, seyirciyi aralarda mekanda tutacak başka şeyler olmalıydı.
- Showroom daha büyük olsaydı.
- Mini tasarımcıların mini tezgahları olsaydı.
- Şovların arası 2,5 saat olup, Cihangir cafelerine para akıtılmasaydı.
- Mini bir basın çadırı ve wireless servisiyle moda bloggerları canlı yorum yapabilseydi.
- Şovlar yine 2,5 saat arayla olacaksa aralarda daha ufak çaplı modacılar birşeyler sunsaydı. (The Hall'dakiler gibi)
- Umarım ileride hafta o kadar büyür ki; mesela 360'ta bir defile olur, oradan gideriz boğazda bir tekneye orada bir şov izleriz, oradan koşup yine Tophane'ye... Keşke, belki bir gün.
Koleksiyonlardan beğendiğim parçalar:
- Ümit Ünal'ın koleksiyonundan uygulanabilir süper bir fikir vardı. Beyaz tayt üzeri iri desenli siyah file çorap ikilisine bayıldım. Yarısı farklı biçim, diğer yarısı başka tür olan ceketi beğendim.
- Özlem Süer'de kullanılan iri taçları çok beğendim. Fırfırlı üstler harikaydı.
- Arzu Kaprol'ün önü yoğun detaylı gömlek ve elbisleri harikaydı. Ayrıca diz kenarı parlak opak çoraplar çok güzeldi.
- Etcetura'nın topuk fikri koleksiyona çok yakışmıştı. Kenarı dantel gibi işlenmiş deri detayları harikaydı.
- Hatice Gökçe'nin mor kapşonlu üstü çok iyiydi.
Bir de 2 tasarımcının defilesinde Hüseyin Çağlayan'da 2006 ilkbahar/yaz koleksiyonunda gördüğüm ve bayıldığım yuvarlanmış yaka detayı vardı.
Hussein Chalayan İlkbahar/yaz 2006


Arzu Kaprol, Arzu Kaprol ve Etcetura Sonbahar/kış 2009

Etiketler:

"comments">

<$BlogItemCo6h4>
Blogger Aslı Cin

<$BlogCommenEvet, bu geç kalınmış bir şeydi, iyi oldu. İzleyemesem de basından da bilgilerini aldık. Ancak, her ne kadar kolleksiyon çıkaran modacılara yönelik olsa da, her sene bir kaç genç ve yeni modacıya da yer verilmeli yazdıklarına k olarak. Kimbilir ne cevherler var bilmediğimiz.

<$BlogCommen1:55 ÖSlogCommen  Blogger Cey

<$BlogCommenBasın odası olsaydı çok iyi olurdu... Belki seneye sponsorlukla...

<$BlogCommen7:27 ÖSlogCommen  Anonymous Kadınca

<$BlogCommenHer yıl yeni trendler cıkıyor. bencede basın odası olsa cok iyi olabilirdi.

<$BlogCommen10:40 ÖÖlogCommen  Anonymous Adsız

<$BlogCommengenç modacılar mutlaka yer almalı,bunun için önemli desteklerde bulunacak sponsorlar bulunmalı.insanlar oraya acaba yeni ne görücez diye gidiyorlar bu merakları doyurulmalı.üniversitelerdekicevherleride keşfedelim.

<$BlogCommen12:28 ÖSlogCommen  Anonymous Adsız

<$BlogCommengenç modacılar mutlaka yer almalı,bunun için önemli desteklerde bulunacak sponsorlar bulunmalı.insanlar oraya acaba yeni ne görücez diye gidiyorlar bu merakları doyurulmalı.üniversitelerdekicevherleride keşfedelim.

<$BlogCommen12:28 ÖSlogCommen  Anonymous kaan

<$BlogCommenistanbulun moda başkenti olabilmesi çokta zor değil,yeni moda tasarım yarışmaları düzenleniyor ve oralarda başarılı birçok genç var,aralarında derece alanlarda var,ama yarışmadan sonra yok olup karadeliğin boşluğuna yuvarlanıyolar,önemli nokta onlara yeni defileler yapabilmelerı için büyük firma ve kurumların tasarımın değerinin artık farkına varıp bu gençlere (ve asıl kendi imajlarına)sponsor olmaları ve bu değerli tasarımcılarımızında onlara yer ayırması çok doğru bi adım olacaktır

<$BlogCommen12:45 ÖSlogCommen  <$BlogItemCrYorum Gönder

nd #comments --> v>