
(Beyonce'nin bu kadar sırıttığına şaşırmayın. Benimde bedavadan müzelik Balenciagalarım olsa 30 dişimi de gösterirdim. )
Beyonce'nin o ayakkabıyı Amerikan Müzik Ödülleri gecesinde paracıklarına kıyıp aldığını düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Lüks markaların çanta, ayakkabı, elbise ve bilimum ürünlerini zamanın en popüler ünlülerine yağdırdığını biliyoruz.
Sonra biz ünsüzler, onların bu hoş beş kıyafetlerle çekilmiş fotolarına baktırılıyoruz (biliyorsunuz sırf ünlüleri takibi gazlayan meşhur dergiler ve hatta türkçe içerikli bloglar bile var). Sonra gelirimizin yüksek kısmını lüks tüketime yatırmak için can atıyoruz. Bugün İstanbul'da iyi bir semtte oturabilmek için ödenen bir aylık kirayı, gelecek ay nasıl geçineceğimizi bilmeden bu lüks parçalara ayırabiliyoruz. Ve sonuçta lüks tüketimin orta halliye attığı kazığı taksitler halinde ödüyoruz. Borç içinde olmayan yok. Ama çok şükür ki; bir Oscar davetine katılacağı zaman hava atacak bir çantası, tuvaleti, ayakkabısı ya da son model aygıtı var.
Hayatımızın çoğu bu davetlerde geçtiği için gazlanmaya ve almaya devam. "Glamourous" olmazsak dışlanırız neme lazım.
Etiketler: moda yazısı



































