gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeAralık 08, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo

Herşey 12 yaşımdan beri bağımlısı olduğum lipstick'lerimi yeterince, daha doğrusu hiç organik bulmamamla başladı. Gün içinde hiç makyaj yapmasam bile, en az gece yatarken dudaklarımı nemlendiriyorum 20 yıldır. Bu yüzden evde bilumum her çekmeceden farklı marka ve aromalarda lipstick çıkıyor.
Son birkaç aydır da içeriklerinden oldukça rahatsızlık duyuyorum. Keza domuz gribi ve GDO'ya kitlemedim şu organik dudak kremine kitlediğim kadar...

Lipstick alacağım diye çıktığım yoldan heybem dolu döndüm. Hem de nelerle....
İşte organik kunduzu evde böyle beslemeye başladım. Daha doğrusu artık o beni besleyecek. Nasıl mı?
Beni besleyecek kunduz USDA Organik sertifikalı Bagder (Satın alımı bu kadar abartmış oluşumu kunduzun sevimliliğe tav olmama bağlayın, her teneke kutuda ne işe yaradığını anlatıyor).

- Tırnak etleri için - Cuticle Care
- Ayaklar için - Foot Balm
- Baş ağrısı için- Headache Soother Balm
- Soğuk algınlığı, boğaz agrısı için- Winter Wonder Balm
- Güneş yanıkları için- Bali Balm
- Yaralar, çatlaklar için- Evolving Body Balm
- Her derde deva- Healing Balm
- Ve yola çıkış ürünleri; Vanilla Lip balm ve Lavender lip&body balm.
Fiyatlar oldukça ucuz. Kutular nefis. Her biri 5-7 dolar civarları. Ancak gönderim için ürün kadar ödüyorsunuz.

Ben şuradan aldım.

Değer mi? Fazlasıyla.

Sıra diş macunu ve şampuanı organik yapmaya geldi.

Etiketler: , ,

nd #comments -->
gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeEkim 11, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoKadın pazarına yönelik bicili teknolojik aletlere son olarak OPİ ile Dell'in ojeli laptopları damga vurdu.
Laptop kapağını ojeyle damgalayan Dell'de OPİ'nin nefis renkleri var.

Bu rengi görünce de aklıma Chanel'in bu son defilesindeki parmaklar geldi.
Bu parmakları görünce de aklıma OPİ'nin matı You Don't Know Jacques rengi geldi.

Ahh bir de aklıma gelmişken Chanel'in ojesi kesin alınacak.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeAğustos 22, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoMAC'in Trip setleri çantada hayat kurtarıyor.



Bir kötü yanı var. O da size en yakın olmayan Duty Free'lerde satılması. Yani Türkiye Duty Free'de MAC satılmadığı için Trip yok mesela. Bu durumda "Umutsuz MACkadınları", dünyanın çeşitli havaalanlarını arşınlayabilir, hosteslerle ahpablık edilebilir, facebook listesindeki yurtdışı insanlarına rica edebilir, ya da kestirmeden ebay'e dalabilir...

Niye MAC bu tarz koleksiyonları şehir içinden esirgiyor anlamıyorum.

Bir sıkıntım daha var. Niye nefis ürünler limitli oluyor ve bir daha eşi benzeri bulunamıyor.

Geçen hafta elimde taptığım ama sonuna geldiğim için kazıyarak kullandığım eski koleksiyon rengi Aristocrat'ın, stand stand dolaşıp en yakın rengini aradım. MAC dahil kimseciklerde bulamadım.

Sonra google'layınca, bir halk kişisinin stok eritme maksadıyla elden çıkarttığı ürünler arasında enseledim. Heralde bir 4 yıl da bu yeni kutuyu kullanacağım. Neticede üretiminin üstünden kabaca 10 yıl geçmiş olacağı için, 3. kutuyu yıllar sonra bulur da kullanırsam gözüm çıkacak.

MAC çalışanları da bu konuyla ilgili bayıldığınız ürünler varsa hemen bir sürü alın diye uyarıyorlar. Aklınızda bulunsun koleksiyon ya da limitli ürünler hakkaten adı üstünde muamele görüyor. Stoklayın.

Trip serisindeki sevimliler (Beyaz kutusu için bile alınır):

Rujlar



Göz farları



Etiketler: , ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeHaziran 30, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Lipstick'lerin parmaklanma usulüyle sürülmesinden ben de hoşlanmıyorum. Tüp olanlar ise fena değil.

Ed Westwick'in kullandığı bu top dudak koruyucusu eos, bu anlamda yeni bir tasarım gibi.


Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeHaziran 22, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Mat ojeler yeni trend. Yazın şarkısını bilmem ama yazın ojesinin mat olacağı kesin. Türkiye bu yaza yetişemezse seneye kışa, eğer kırmızı ojelere benzerse 5 sene sonraya ancak tırnaklarına kabul edecektir.

Marketteki matlara gelince; Opi duruma liderlik ederken bugün Nylon dergisinde
Ko markasını gördüm. Hayli iddialı renkler var. Gerçi Opi'nin matlarını da ilk Nylon'dan öğrenmiştim.

Gelelim etraftan araştırdığım matlara:

1- Önüne, sonuna parlatıcı, koruyucu sürülmüyor.
2- Ne kadar parlamasa o kadar kar.
3- Basbas bağırmayan renk skalası genelde gotik renklerden oluşuyor farklı markalarda.
4- Favoriler gri ve siyahlar.
5-
Zoya'nın MatteVelvet'ları,
6- Opi'nin 6 farklı renkteki (Russian Navy, Lincoln Park After Dark, You Don’t Know Jacques!Alpine Snow, La Paz-Itively Hot, Gargantuan Green Grape) Matte serisi,
7- Ko'nun 6 farklı rengi(favorim Ox) piyasanın konuşulanları.
8- Maybelline'in yıllar önce çıkardığı ancak devam etmediği bir mat seri bulunuyor. Yani artık bulunmuyor.
8- Butter London'ın bir ojesi tırnaktaki pürüzleri düzeltiyor ve aynı zamanda matlık veriyor. Matlık veren formüller eskiden erkeklere tavsiye ediliyordu.
9- Metroseksüeller ya da yeni adınız her ne ise,
Essie'den man-i-cure adlı matlaştırıcı bir oje var.
10- Ya da Orly'den Nails for males.
11- Deneme yanılmalarda matları sürüş testinden geçirenler ojelerin 5 gün zor dayandığını söylüyor. Ne derlerse desinler alta baz sürün diyorlar.
12- Opi'nin renklerini all lacqured up blogu sürmüş.
Ismarlamadan önce görün derim. You don't Know Jacques rengi, kanımca ortalığı yıkar.


Ko'dan siyah mat


Opi'den You Don't Know Jacques

Etiketler: , ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeHaziran 15, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoYeşil konuları ilgi çekerken, bir öneri.

Doğal kozmetiklerle ilgili yaptığım bir röportaj sayesinde Eczacı Nazan Kemali ile tanıştım.


Anlattıklarını dinlemekten büyük zevk aldığım çağımızın bilgelerinden Nazan hanım. Engin tecrübesi ve bitkilerle ilgili bilgisinden faydalanmak ve bitki şifacılığı konusunda meslek sahibi olmak isteyenler için bir kurs fırsatı var. (Nazan hn'ın kurslarından sonra Aktar sahibi olan, cilt bakım uzmanı olan birçok kişi var.)

Nazan hanım beşer kilişik gruplar halinde Cilt bakımı, Lazerterapi, Aromaterapi, Fitoterapi, Epilasyon konularında 15 saat ile 20 saat arası ders veriyor ve sonunda meslek sahibi olunabiliyor.

Detaylandıracak olursam;
Aromaterapi kursunda: Aromatik yağların ve yağ karışımlarının kullanılışları, hazırlanması (kilo verme- cilt bakımı ve problemlerinde yardımcı metod olarak kullanımı)

Fitoterapi kursunda: Bitki ve bitki karışımlarının kullanılışları (kilo-cilt problemlerinde yarıdımcı tıp metodu olarak diabet, tansiyon, barsak- mide problemleri, uykusuzluk, stres ve birçok hastalığın tedavisinde alternatif olarak)

Lazerterapi kursunda: Soft lazerin kilo, cilt tedavisinde kullanışı anlatılmakta.

Detaylı bilgi için: 0216 336 92 41 veya 0532 245 38 22 no'lu telefondan Ecz. Nazan Kemali'yi arayabilirsiniz.

Not: Nazan hanımın kişiye özel hazırladığı kremden kullananlardan biriyim ve 6 aydır bu kremden çok memnun olduğumu söylemeliyim. Çünkü kremin içinde kusurlu maddelerden olmadığını, Nazan hanımın esansları Afrika'dan aldığını, mesleğinin öncülerinden ve hiç durmadan araştırma yapan biri olduğunu biliyorum ve kremin içeriğine güveniyorum.

Etiketler: , ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeHaziran 11, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoAğzımız vasıtasıyla içeri girenleri kontrol ediyoruz (Paketli olanların en azından kalorisine bakıyoruz). Peki ya sürdüklerimiz yoluyla içeri yollananlar nelerden oluşuyor ve bizim için ne kadar iyi haberimiz var mı?

2004 yılının sonlarında bir site keşfetmiştim. Kozmetik ürünlerin içindeki maddelerin neler olduğunu ayrıntılı olarak sıralıyordu. Siteye sahip olduğum her kremin içeriğini girip, dudak bükmeye başlamıştım. Sonra iş arkadaşlarımınkileri inceleyip onların da moralini bozuyordum. Diş macunu, oje, saç boyası, nemlendirici, deodorant derken ipin ucu kaçtı. Çünkü kullandığım herşeyde illaki kusurlu madde vardı. Atın ölümü arpadan olsun diye siteyi unuttum gitti.

Sitenin isimini beyin odacıklarımda bulamıyordum. Travma onu epey derinlere gömmüş. Sonraki yıllarda aklımda kalan bir takım maddeleri elime geçen ürünlerde ister istemez inceledim. Bu maddeler hayatımı yönlendirmese de beni rahatsız etti. O yüzden geçen yıldan beri organik maddeler kullanmaya çalıştım (Zangoç siteye göre seçtiklerimde pek başarılı olamamışım).

Bugün organik, ekolojik, sağlıklı yaşam konularına pek meraklı bir arkadaşım, kendine en kanserojensiz güneş koruyucu (Kozmetiklerdeki yoğun kanserojen maddeler maalesef yüksek koruma faktörlü güneş kremlerinde var. Güneş mi, koruma faktörü mü katil onu filmin sonunda göreceğiz.) aramakta olduğunu iletti. Ve ürün taraması yapan bir site bulmuştu. Yani benim 5 yıl önceki kabus geri gönmüştü. Travma yeni ara yüzüyle karşımdaydı.

Başladım yine araştırmaya. Sitede korkarak arattığım kulllanmakta olduğum ürünlerde sıkıntılar var yine. Severek kullandığım bazı ürünler için 3 maymunu oynayacak mıyım bu sefer bilemiyorum. Mesela körü körüne bağlandığım Mavala allahtan marka olarak incelemeye alınmamış. Ancak Laura Mercier'in taptığım Secret Brightener'ı neredeyse idamlık. Ahava'nın 50 faktörlü mineralli güneş koruyucusu sınıfta kalmış. Bir de ürünler/markalar yok diye sevinmeyin, içindekileri sitede aratarak etken maddenin şeytan mı melek mi olduğunu öğrenebilirsiniz.

Sitenin puanlama yöntemine göre 1-3 arasında puan alan ürün yırtıyor. Ancak o rakamlar 10'a yaklaştıkça kızarmıyor mu, işte ondan kormak lazım oluyor.


Ürünleri kullanmak mı yoksa buradan takip etmek mi bünyeye zarar, karar sizin.

Bir de güneş koruyucuları hakkındaki dosyayı herkesin okumasını tavsiye ederim.


Etiketler: , ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMayıs 28, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoGüzelsen Trenden İn'e buradan selamlarımı yollayıp, geçen gün yine bana fısıldadığı ürünleri bir çırpıda topladığımı açıklamalıyım.

Etiketler: , , , ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMayıs 12, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Bir sex and the city girizgahı olan, "I couldn't help but wonder" tarzı yazımı selülit başlığında klavyeye alıyorum bugün.

Mart dedin mi başlıyor photoshop popolu kampanyalar selülit gerçeğini yüze vurmaya. Bu mesele tatili bile sevdirmez oluyor anti-selülitçi medya pompalamalarıyla.

Peki sporcusundan mankenine %90 kadında varsa narenciye görüntüsü bacaklarda, niye savaşmayı bırakıp sevişmiyoruz bu olayla?
Önerim şu ki; İki göz, burun, dudak, ağız nasıl olması gerekiyorsa, selülit de bu kadar insanda olduğuna göre belki de vücudun doğal görünümüdür. Östrojen dolu kadınlığın simgesidir.

%10'luk dilimdeolan Hırvat kadınlara burdan selam ederim; "Siz neden bahsettiğimi anlamazsınız çünkü sizin bacaklarda yok".

Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeNisan 29, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoKristal deodorantımdan memnunken daha fazlasını istedim ve sahip oldum.
LUSH'ta enteresan deodorant maddeler var. Kimisi katı, kimisi krem, kimisi pudra, kimisi de suyla bereber sürülüyor.
Aromakrem'in deneme boyunu istedim, memnun kalınca gidip kutuyla aldım. İşlem biraz farklı; Bir parçayı kopartıp parmaklarınızla kol altınıza sürüyorsunuz.
Bu deodorantı satın alırken diğerlerine de baktım, Aromaco'yu da aldım. O da hiç fena sayılmaz. Kısacası yeni ve farklı deodorant arayışı içindeyseniz Lush'taki farklı seçenekleri kendiniz deneyimleyin.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeNisan 12, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoDefrize= Saç düzleştirme

Benim saz arkadaşlarım son zamanda teker teker defrize oluyor. 8 kişilik nüfusumuzdan 5 kişi bu konuya ilgi gösterince, "Yazıyorum Moda Trenden İn'de defrizeyi halk için" dedim. "Hemen yaz" dediler.
Defrize fönden sıkılan, 6 aylık düz saç saadeti yaşamak isteyenler için lüks bir seçenek.
Bizimkilerin kuaförü düzleştirme işlemine defrize ya da brezilian blow diyor. O yüzden düzleştirme işlemine farklı bir isim verebilecek kuaförünüze danışın.
Permanın tersi olan defrize işleminde de, saçı düzleştirmek için kimyasallar kullanılıyor. Kafası hassas olanlar dikkat etsin (mesela benim bitkisel boyadan sonra bile kafamda arıza oluyor)

Defrizenin eksileri
- Yüksek miktarda volüm düşürdüğü için cılız saçlara olmaz.
- Röfleli çok boyalı saçlara olmaz.
- Saçı aşırı parlak yaptığı için yağlı gibi görünme riski var.
- Fiyat "tutmayın beni defrize olucam" diyenleri engelleyebilir.


Defrizelerin memnun oldukları noktalar:
- Föne harcanan vakitten yırttılar.
- Yazın denizden saçlar fönlü çıkacaklar.
- Saçları hep bakımlı.
- Uzun saçlarını bürüktürüp eşofmanlı zamanlarda bile bakımsız dolaşmıyorlar.
- Volüm düşmesi birinde olumlu etki yarattı.
- Hergün fön çektirmek zorunda olanı da fön sesinden kurtulduğu için bir de psikolojik rahatlama yaşadı.

Anlayacağınız bizim grupta defrize son moda. Kafanıza yattıysa kuaförünüze bu işlemi danışın ve bu kervana katılın.
Ben mi? Saçım boyalı, kafam her yerim gibi aşırı hassas ve saçım kalın telli değil. O yüzden ben iyi bir defrize adayı değilim. Föne talime devam.

Etiketler: , ,

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoErkeklerin kadın fotoğrafı paylaşmasından usanan kadınlar eskiden birbirlerine "takvim" erkeklerini gönderirlerdi e-mail yoluyla biraz iş hayatına neşe katmak için.

Urban Decay'cilere de bu paylaşımın farkındar sanırım. Yeni rujlarına soyunan erkekleri eklemişler. Rujların renkleri de erkek adlarıyla anılıyor. David, James(hot pink) gibi... Her birinin hikayesi var ayrıca.


Bekar arkadaşların doğum günlerinin kaçırılmayacak hediyesi olur.

Etiketler: , ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMart 19, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoLippman bir tırnakçı.
Ojelerinin renkleri farklı. Portföyünde ünlülerle belirlediği ve tasarımcılarla birlikte oluşturduğu renkler var.

PURPLE RAIN created with Zac Posen - NEW! in 3/20Zac's signature twinkling lilac (shimmering frost)


SARAH SMILE created with Sarah Jessica Parkersheerest, sexiest pink.


RHAPSODY IN WHITE Kate Winslet wore this at the Golden Globes - Go-go girl white (frost)


JUST WALK AWAY RENEE created with Renee Zellweger.Berry black cherry



HIT ME WITH YOUR BEST SHOT Glistening gun metal.created with Pat Benatar






Fiyatlar $15. Bana hitap eden set ise Party Like a Rockstar seti.


Bir de Rodarte'nin son defilesindeki grileri de bu firma yapmış. Haziranda Rodarte grisi de seride yer alacakmış.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeŞubat 28, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoFashion out sytle in blogu Zeynep Tayalı tarafından klavyeye alınıyor.
Zeynep'in moda sektörüne olan hakimiyeti, haklı eleştirilerini bilgisiyle kuvvetlendiren postlarına yansıyor.
Mesela Harvey Nichols'daki indirimin %80-90'lara dayandığını ilk Zeynep'ten öğrendim. Harvey Nichols yağmalama gününde GüzelsenTrendenİn'in önerdiği Harvey'de satılan Laura Mercier ürünleriyle yakından tanıştım. Cildime çok iyi gelen Tinted Moisturizer ürünü sayesinde fondötene elveda dedim. Secret Brightner çantama attığım küçük mucize olurken, 4 renk "mosaic" ürünü beni bir sürü ürün almaktan kurtardı. Hem far, hem allık, hem ruj olan bir ürün hayatıma girdi (Aynı anlayış Bobbi Brown'da da varmış). Laura Mercier'deki %30 indirimden klan halinde faydalandık. Yani son 10 günümüz Fashion Out Style In okumasıyla başlayan Güzelsen Trenden İn tavsiyesiyle coşan Laura Mercier ürünleriyle taştı.

Etiketler: , , ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeŞubat 19, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeOcak 16, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoBloggerların gücü yurtdışında yere göğe sığdırılmıyor biliyorsunuz. Ülkemizde markalar açısından bu bilinç kıyı kıyı ilerlemekte.
Max Factor yeni ürününü sadece bloggerlara gönderdiği bir tanıtım yapınca da bu tanıtım işi adına kıpırdanmalar olduğuna seviniyorum.

Max Factor'un dolgunlaştırıcı rimeli (kapıcıya teslim edilmiş paketi akşam alınca) elime geçer geçmez soluğu aynanın karşısında alıyorum. Kırmızı güzel bir kutunun içinden çıkan Max Factor rimeli ve özel notu çıkartıyorum. Gün boyu dolaştığım Diorshow maskarayı tek gözümden siliyorum ve Max Factor yeni rimelimi sürüyorum.


Ve neticede sizelere iç rahatlığıyla önerebileceğim bir sonuç alıyorum.

Üstelik bu ürünü-Max Factor False Lash Effect Maskara- Şubat sonuna kadar almak isteyenlere 5 YTL'lik indirim kuponları var. (5 adet)

Bu posta bıraktığınız İsim Soyad ve e-maillarınızla sizle irtibata geçilip Max Factor ekibi tarafından kuponlarınız gönderilecektir. Rimelin fiyatı yaklaşık 20 YTL olacak diye biliyorum. Sizlere kupon değil rimelin kendisini dağıtacağım günler de gelecek. Patience young Skywalker patience....

Etiketler: , , ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeAralık 26, 2008logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoBağımlı olduğumda 14 yaşındaydım. Senelerdir de devam ediyor bu bağımlılık.


Sloganı da eğlenceli. Eğer dudağın çatladıysa sür Chicken Poop'u, yalamazsın diyor.
Başka yaratıcı isimli ürünler de var. Mesela Kill it Dead. Bir deodoran.

Arı balmumu var içinde ürünlerin, biraz Burts Bees ayarlı.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeAralık 19, 2008logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoChanel'e.



Devir kriz devriydi ama bunları görünce bir anlığına benim için oje devri oldu.
357'nin mavi tonları oje midir aman tanrım? 347'yi gördükten sonra bordoya bordo denir de renk beğenilir mi?

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeEylül 01, 2008logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoYüzdeki hain kırışıklar, sadece mimiklerin ve yaş almayı hüzünlü kılan yerçekimi kanunlarının suçu değil. Bu çete içinde yastığa sanki boğulmak istercesine gömülme suretiyle uykuyla yaşanan özel saatler de var.
Yastığın kırışığı artırdığı pozisyonlar bir tarafa, yattığı saatler boyunca tedavi arayanlara bir çözüm bulunmuş. Bu arada yattığı süre boyunca gece kremleriyle zaten bu açığı giderdiğini sanan insanlara da bu farklı bir kazık oldu. Sanki kırışık kreminin yüzü kurtarmak gibi ulvi bir görevi yoktu...

Cupron firması diyor ki; "Bizim yastık kılıfında okside bakır var. Bu da kırışığı açıyor". Bir de 57 gönüllü üzerinde denemeler yapılmış. Millet memnun kalmış.

Öte yandan yüzü daha çok kırıştırmayı başaran yastık olayıyla savaş, meğersem zaten popüler bir alanmış.

Bir de bu X şeklindeki yastığı buldum. İlk resimdeki konu mankeninin "normal" yastığa nasıl gömüldüğünü ve abandığını, ikinci x yastıklı resimde konu mankeninin yanağını yastığa değdirmek suretiyle yanak yanağa poz verdiğini dikkatlerden kaçırmayın derim. Bu x, ayrıca estetik operasyon geçirenlere de öneriliyormuş.


Uyku söz konusu olduğunda yüzünü yastığa gömerek, yastık içinde boğulmayı deneyen bendeniz, bu x yastığa bir yakınlık hissetti. Korkarım google ile geçirilecek birkaç saatten sonra bir internet siparişi beni bekliyor.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeTemmuz 02, 2008logDateHe!-- Begin .post -->
nd #comments --> v>