Etiketler: meşhur Moda Trenden İn
<$BlogItemBoAkşam gazetesinin Cumartesi ekinde Özlem Öztürk'ün Moda blogları dosyasında Moda Trenden İn! vardı. Teşekkürler...
<$BlogItemBoCelinem dert görmemesi gereken elleriyle 6 yıldır özgün çantalar dikiyor.
Facebook ve blog gibi farklı ama popüler araçları kullanarak her hafta eklenen yeni çantanın tanıtımını yapıyor.
Tanıtıcı grafik tasarımlar ise olayın farkını ortaya koyuyor. Benim acayip hoşuma gitti bu grafikler.

Kendini kendi ağızından dinleyelim:
"Çantaların en önemli özelliği her çantadan 1 tane olması. Bu işi 6 senedir yapıyorum ve yaptıklarımın hepsi birbirinden farklı. Hepsini kendi ellerimle yapıyorum. Malzeme olarak aklınıza gelebilecek herşeyi kullanıyorum. Yakın zamanda sulu bir çanta yapmayı bile düşünüyorum. Bir çantayı yapmak 1 tam günümü alıyor. Sipariş üzerine yapmıyorum, ama ufak değişikliklerle siparişleri değerlendirebiliyorum."
celinemhandmade@hotmail.com adresinden siparişlerinizi kendisine bildirebilirsiniz.



Facebook ve blog gibi farklı ama popüler araçları kullanarak her hafta eklenen yeni çantanın tanıtımını yapıyor.
Tanıtıcı grafik tasarımlar ise olayın farkını ortaya koyuyor. Benim acayip hoşuma gitti bu grafikler.

Kendini kendi ağızından dinleyelim:
"Çantaların en önemli özelliği her çantadan 1 tane olması. Bu işi 6 senedir yapıyorum ve yaptıklarımın hepsi birbirinden farklı. Hepsini kendi ellerimle yapıyorum. Malzeme olarak aklınıza gelebilecek herşeyi kullanıyorum. Yakın zamanda sulu bir çanta yapmayı bile düşünüyorum. Bir çantayı yapmak 1 tam günümü alıyor. Sipariş üzerine yapmıyorum, ama ufak değişikliklerle siparişleri değerlendirebiliyorum."
celinemhandmade@hotmail.com adresinden siparişlerinizi kendisine bildirebilirsiniz.



Etiketler: çanta tasarımcı
<$BlogItemBo



Bisiklet aracını sadece ilkokul ve ortaokul karne hediyesi sanan, yaş 15'i bastığı anda bisikletini bodruma bir daha görüşmemek üzere kapatan halkımıza bu nesneler de tanıdık gelmeyecektir.
Bisiklet adlı ulaşım aracıyla bir yere ulaştıktan sonra yolun ortasına koymak gerektiğinde bisiklet park yerlerine araç bağlanır. New York'ta eski Talking Heads grubunun solisti David Bryne bu demirlere şekil vermiş. Kadın silüeti, dolar işareti, araba, gitar ve ayakkabı şeklinde olan bu park demirleri şehrin ilgili yerlerindeymiş. Mesela Wall Street'te dolar işaretlisi, Bergdorf Goodman'da ayakkabı sembollüsü gibi...
Etiketler: tasarım
<$BlogItemBo

Hermes, "Kelly'lerden Birken'lerden neler yapmışız acaba" diye merak ettiğinde, Vix Beckham'ın yatırımlarına bakmalı. "Normal" bir faninin Hermes dükkanına giderek, "Bana bir Birkin attırın" demesi, "Şu çantalara bir bakacaktım" diye sızlanması neredeyse mağazadan kovulmasıyla eş değerken, Vix'in Hermes'te bile olmayan ibadullah Hermes modelleri, aklıma şu görüntüyü getiriyor:
Vix, evinin bodrum katında kaçak kurduğu çanta atelyesinde, prit, japon yapıştırıcı, deri boyası, bisikletten aşırma metal aksusarlar ve çifliğindeki ineklerin derisinden hiç durmadan çakma Birkin üretiyor.
<$BlogItemBoKaiser Karl'in filmini onu biraz daha yakından tanıyabilmek için seyretmiştim. "Rock Star" havasının bu denli dominant olacağından emindim. Bu beni şaşırtmadı, ancak kendisine şu noktada yakın hissettim. Nostaljiden hiç hoşlanmadığını, hep ilerisi için hayal kurduğunu söylemişti. İşte o anda birşey yakaladım.
Times gazetesine Kaiser Karl geçenlerde bir röportaj vermiş. Öyle inciler var ki; Karl'a cuk oturuyor. Aşağıdaki demeçlerinden de beni yakaladı. Etti 3.
- Karl Lagerfeld, ayakkabılarını rahatlık için almıyormuş. (Benim de bir ayakkabıyla - pofidik terlikle bile- rahat olmam söz konusu değil. O yüzden kovalamayı bıraktım sadece tipini beğendiğim için alıyorum.)
"Ayakkabılarımı bir numara küçük alıyorum. Bunun verdiği hissi seviyorum" (Sıkma hissini seveni ilk defa duyuyorum)
- Gazetecileri seviyormuş. Ancak kokanları sevmiyormuş. (Salt gazeteci için değil özellikle bu durum ülkemizdeki çoğu kişi için geçerli. Karl gelse herhalde burada kafayı yer. Yerinde olsam ben de "götürün şu adamı derhal burdan"larla geçirirdim hayatımı.)
"Gazetecilerle ilgili bir sorunum yok. Birçoğu arkadaşlarım. Aptal oldukları zaman, ağızları koktuğu zaman ya da kötü koktukları zaman hoşlaşmıyorum. Chanel Couture şovunda bir problemim var dedim. Üzgünüm ama şu kadına söylemelisiniz buradan uzaklaştırılması lazım. Kokusu imkan dahilinde değil!"
Karl severler için okunası bir yazı...
Times gazetesine Kaiser Karl geçenlerde bir röportaj vermiş. Öyle inciler var ki; Karl'a cuk oturuyor. Aşağıdaki demeçlerinden de beni yakaladı. Etti 3.
- Karl Lagerfeld, ayakkabılarını rahatlık için almıyormuş. (Benim de bir ayakkabıyla - pofidik terlikle bile- rahat olmam söz konusu değil. O yüzden kovalamayı bıraktım sadece tipini beğendiğim için alıyorum.)
"Ayakkabılarımı bir numara küçük alıyorum. Bunun verdiği hissi seviyorum" (Sıkma hissini seveni ilk defa duyuyorum)
- Gazetecileri seviyormuş. Ancak kokanları sevmiyormuş. (Salt gazeteci için değil özellikle bu durum ülkemizdeki çoğu kişi için geçerli. Karl gelse herhalde burada kafayı yer. Yerinde olsam ben de "götürün şu adamı derhal burdan"larla geçirirdim hayatımı.)
"Gazetecilerle ilgili bir sorunum yok. Birçoğu arkadaşlarım. Aptal oldukları zaman, ağızları koktuğu zaman ya da kötü koktukları zaman hoşlaşmıyorum. Chanel Couture şovunda bir problemim var dedim. Üzgünüm ama şu kadına söylemelisiniz buradan uzaklaştırılması lazım. Kokusu imkan dahilinde değil!"
Karl severler için okunası bir yazı...
Etiketler: moda yazısı
<$BlogItemBo
Tasarımcının sezon parçasına (mangır açısından) ulaşamayan biz faniler, sevdiğimiz ismin parfümünü görünce "Sünger Bop" gibi mutlu oluruz. Kokusunun hitap etmeme durumlarını göz ardı edersek, 3 kuruşluk dünyada "marka" sayılan bir ürünümüzün varlığı bizi kimi zaman "iyi" hissettirir.
İşte ben de şimdi Comme des Garçons H&M çalışmalarıyla "iyi" hissetmeye hazırım. Tek eksiğim yanı başımda bir H&M olmaması. Halbuki sadece Comme des Garçons için sabahın köründe mağaza önünde konuşlanmaya bile hazırım. Koleksiyon Kasım'da en yakın H&M'cinizde!...
Koleksiyonun şuncacık parçalarına bakınca şalvarlardan gözü yukarılara kaydırıp inşası bozuk cekete doğru gönlüm kayar. Yine de şalvar hariç hepsini denemek için can atarım. Erkek modelin bakışlarından da olabildiğince kendimi sakınmak isterim. Şayet puantiyeli içliğiyle hiç ümit vaad etmemektedir. (Muhtemelen kendisine o içlik düştüğü için -maymuna döndük- diye sinir içindedir.)
Etiketler: marka
<$BlogItemBoPosso the SPAT olayını geçen sene görmüştüm. Ancak yazmayı ihmal etmişim. Dün yine karşılaşınca sevenler bu fikirden muzdarip olmasın dedim.

Aslında ilk bakışta çok basit bir fikir gibi gözüken deri parçaları, ayakkabıyı, çizme ya da bot yapma özelliğine sahip. Ben niye daha önce düşünemedim dedirtiyor. Biraz daha ucuz yapsalarmış 2-3 tane atacaktım kenara.

Etiketler: ayakkabı
<$BlogItemBo




Zeynep Merve Mehmetli'yi İTKİB'in genç tasarımcılar yarışmasında tanıdım. Geçtiğimiz ay yapılan "isyan" temalı yarışmada ilk 3'e giremedi. Ancak yarışma sonrası kulislerde hep onun ismi geçer oldu. Benim de favorilerimden ilki olan Zeynep'i yakaladım ve mini röportaj yaptık.
Avusturya Lisesi'ni bitirdikten sonra eğitimine Viyana Üniversitesi "Sanat Pedagojisi ve Tekstil Sanatları" bölümde devam ediyor. Sorulara ben başladım Zeynep gerisini getirdi. Umarım Zeynep'i gelecekte tasarım arenasında sıklıkla görüp, yaptığı farklı işlerden bahsederiz. zmmehmetli@yahoo.de adresinden ve http://www.zeynepmervemehmetli.com/ sitesinden kendisine ulaşabilirsiniz.
1-Moda’yı tasarlamayı çok seviyorum çünkü...... Moda'yı tasarlamak aslında dünyadaki herhangi bir şeyi tasarlamak gibi. Giysi, insana fiziksel olarak en yakın yabancı cisim. Kıyafetin nasıl gözükmesi
gerekiyor, neden gözüktüğü gibi gözüküyor, böylece neye, ne şekilde bağımlı kimlikler ortaya çıkıyor, bunlara dikkat etmeye çalışıyorum.
2-Viyana’da tasarım okumanın bana katkısı... başka bir kültürle karşılaşıp onunla başetmeyi, onu
anlamayı, bununla beraber kendi kültürüme de dışarıdan bakıp onu görebilmeyi öğretmek olduğunu düşünüyorum.
3-Avusturyalı tasarımcılar ve Türk tasarımcılar arasında.. tasarımın Türkiye'de Avusturya'dakinden çok daha fazla üretilmesi ve tüketilmesi gibi ....farklar var.
Gerisiyse çok daha karmaşık.
4-Moda tasarım eğitimini bitirdikten sonra....., farklı kumaş ve materyallerle çalışmayı, yeni teknikler öğrenmeyi ve geliştirmeyi, yeni kalıplar denemeyi sevdiğim için bunlar üzerine yoğunlaşmayı düşünüyorum. Şu anda Tekstil Sanatları okuyorum. Gelecekte kendimi bu konuda geliştirmeye devam etmek istiyorum.
5-(+0) adlı koleksiyonum sırasında Veronique Branquinho’nun danışmanlığı.. en çok ne istediğimi anlamak sürecinde beni ileri götürdü. Kendi işini profesyönel anlamda iyi yapan insanlarla beraber çalışmak okul dışında insana beklentilerini anlamak konusunda ve onların tecrübelerinden faydalanmak anlamında çok şey katıyor.
6-İlgiyle takip ettiğim favorim olan tasarımcılar.... Bless, Comme de Garçons, Raf Simons, Hussein Chalayan, Cosmic Wonder diyebilirim. Genelde İyi bir iş görmek -özellikle tasarım aşamasında- beni sevindirmiyor. Tam tersine benim de yapmayı düşündüğüm, ya da üzerinde olduğum bir form, ayrıntı bazen başa dönmek anlamına gelebiliyor. Modanın kendisinden değil, etrafımda olan bitenden, kendi alışkanlıklarımdan veya yazılı eserlerden ilham almaya çalışıyorum.
7-Moda tasarımında en özgün yıllar dediğim.. yıllar yok aslında. Bütün bu döngünün kendi tekrarlanamazlığı içinde uzun bir süreç olduğunu düşünüyorum. Farklı zamanlarda ve yerlerdeki stilleri, estetik sebepleri ve toplumsal gereklilikleriyle beraber görüp şimdi neye ihtiyacımız var, bunu kendi bulunduğum noktadan yorumlamaya çalışıyorum.
8- Moda’nın geleceğini anlamak bana göre.... bugün dünyada neler olduğunu düşünüp takip etmekte yatıyor. Dünyanın şimdiki görüntüsünü aktif olarak biçimlendirmek de, üretilene daha bilinçli bakmayı gerektiriyor.
9- Koleksiyonlarımı paylaştığım herkes sayesinde kendi işime başka bir şekilde bakma fırsatım oluyor, ama tabii ki Paris..Moda Haftası’nda koleksiyonlarımı sergilemek isterdim.
10- İTKİB’in genç yarışması bana göre.... çok keyifli ...bir deneyimdi.
11- Benim isyan ettiğim şeyler..... dayatılan düşüncelerin her türlüsü. En kötüsü de dayatıldıklarını farkedemediklerimiz.....dir.
gerekiyor, neden gözüktüğü gibi gözüküyor, böylece neye, ne şekilde bağımlı kimlikler ortaya çıkıyor, bunlara dikkat etmeye çalışıyorum.
2-Viyana’da tasarım okumanın bana katkısı... başka bir kültürle karşılaşıp onunla başetmeyi, onu
anlamayı, bununla beraber kendi kültürüme de dışarıdan bakıp onu görebilmeyi öğretmek olduğunu düşünüyorum.
3-Avusturyalı tasarımcılar ve Türk tasarımcılar arasında.. tasarımın Türkiye'de Avusturya'dakinden çok daha fazla üretilmesi ve tüketilmesi gibi ....farklar var.
Gerisiyse çok daha karmaşık.
4-Moda tasarım eğitimini bitirdikten sonra....., farklı kumaş ve materyallerle çalışmayı, yeni teknikler öğrenmeyi ve geliştirmeyi, yeni kalıplar denemeyi sevdiğim için bunlar üzerine yoğunlaşmayı düşünüyorum. Şu anda Tekstil Sanatları okuyorum. Gelecekte kendimi bu konuda geliştirmeye devam etmek istiyorum.
5-(+0) adlı koleksiyonum sırasında Veronique Branquinho’nun danışmanlığı.. en çok ne istediğimi anlamak sürecinde beni ileri götürdü. Kendi işini profesyönel anlamda iyi yapan insanlarla beraber çalışmak okul dışında insana beklentilerini anlamak konusunda ve onların tecrübelerinden faydalanmak anlamında çok şey katıyor.
6-İlgiyle takip ettiğim favorim olan tasarımcılar.... Bless, Comme de Garçons, Raf Simons, Hussein Chalayan, Cosmic Wonder diyebilirim. Genelde İyi bir iş görmek -özellikle tasarım aşamasında- beni sevindirmiyor. Tam tersine benim de yapmayı düşündüğüm, ya da üzerinde olduğum bir form, ayrıntı bazen başa dönmek anlamına gelebiliyor. Modanın kendisinden değil, etrafımda olan bitenden, kendi alışkanlıklarımdan veya yazılı eserlerden ilham almaya çalışıyorum.
7-Moda tasarımında en özgün yıllar dediğim.. yıllar yok aslında. Bütün bu döngünün kendi tekrarlanamazlığı içinde uzun bir süreç olduğunu düşünüyorum. Farklı zamanlarda ve yerlerdeki stilleri, estetik sebepleri ve toplumsal gereklilikleriyle beraber görüp şimdi neye ihtiyacımız var, bunu kendi bulunduğum noktadan yorumlamaya çalışıyorum.
8- Moda’nın geleceğini anlamak bana göre.... bugün dünyada neler olduğunu düşünüp takip etmekte yatıyor. Dünyanın şimdiki görüntüsünü aktif olarak biçimlendirmek de, üretilene daha bilinçli bakmayı gerektiriyor.
9- Koleksiyonlarımı paylaştığım herkes sayesinde kendi işime başka bir şekilde bakma fırsatım oluyor, ama tabii ki Paris..Moda Haftası’nda koleksiyonlarımı sergilemek isterdim.
10- İTKİB’in genç yarışması bana göre.... çok keyifli ...bir deneyimdi.
11- Benim isyan ettiğim şeyler..... dayatılan düşüncelerin her türlüsü. En kötüsü de dayatıldıklarını farkedemediklerimiz.....dir.
Etiketler: tasarımcı
<$BlogItemBo

Dünya rahatı Crocs, çocuklar, bebekler ve ayağında rahatı arayanların dışında giyilmemeliydi. Hatta benim için Ugg'lardan çirkinlik olarak farkı yok. Ama yine de Crocs yaz ayını kurtarıcı bir yapıya sahip. Ancak konu stile gelince, olayla "alakası yok" demek isterim.
Carine Roitfeld yönetimindeki Paris plakalı Vogue, Eylül ayındaki bir editoryalde Raquel Zimmermann'ın ayağına oranj Crocs'ları giydirmiş. Stili ayağa düşüren Vogue Paris ekibi beni şaşırttı. Bu hamleyle bu ayakkabıları legalize etmeye çalıştıklarını düşünüyorum.
Notçuk: Topuklularla belli olmuyordu da, Zimmermann'ın ayak boyu Crocs'un kabalığında 1000 numara gözüküyor. Raquel battal ayaklıymış.
<$BlogItemBo





Moda dergilerinin gülü, biriciği, nur tanesi, "the manken" Kate Moss'un, Mert Alaş ve Marcus Piggott'a W dergisi için verdiği pozlar müthiş. Belki de Kate Moss, şimdiye kadar hiç bu kadar seksi gözükmemişti. Styling için de çeşitli kutlamalar yapmak lazım. Takılar ve kıyafetlerin atmosferle uyumu, artı Moss'un makyajının güzelliği, bu çalışmayı benim favori editoryallerimin arasına soktu. Üstelik ekibin sayesinde özellikle Mart Alaş'ın katkısıyla, daha iyi bir Türkiye/İstanbul tanıtımı yapılamazdı. İyi kurgulanmış, usta ellerdeki bir moda çekimi, olanı olduğundan nasıl farklı gösterme yetisine sahip, bunu da açıkça deneyimlemiş olduk. Şöyle ki...
En yakın arkadaşlarımdan birinin bekarlığa veda partisini birkaç yıl önce biz de aynı hamamda (Cağaloğlu hamamı) yapmıştık. Kendi teybimizi ve müziklerimizi götürdük, akşam vaktiydi, içeride sadece bizim ekip vardı. Ancak keselenmek suretiyle vücuttan neredeyse toplamda bir kol boyu kadar kopan derilerin oluk yatağında akması, hatta etrafta deriden nehirlerin olması, nefes alınamaz bir sıcaklık, ve hamam telalı +70 yaş yarı beline kadar inmiş memeleriyle saç yıkayıp kese atan teyzeler beni bir daha hamamın semtine bile uğratmamayı sağladı. Ömürde bir kere yapılan tecrübe yetti de arttı. Bileydik hamamın böyle olabileceğini W dergisi ve ekibine ulaşmaya çalışırdık. Çünkü yaratılan ilüzyon aynen şapkadan tavşan çıkartmaya benzemiş. Mesela hamama hiç gitmemiş olsam bu görüntülerden sonra denemek isterdim. Ancak şu noktada bana sadece çekimlere bakıp ekibi kutlamak düşüyor.






Moda dergilerinin gülü, biriciği, nur tanesi, "the manken" Kate Moss'un, Mert Alaş ve Marcus Piggott'a W dergisi için verdiği pozlar müthiş. Belki de Kate Moss, şimdiye kadar hiç bu kadar seksi gözükmemişti. Styling için de çeşitli kutlamalar yapmak lazım. Takılar ve kıyafetlerin atmosferle uyumu, artı Moss'un makyajının güzelliği, bu çalışmayı benim favori editoryallerimin arasına soktu. Üstelik ekibin sayesinde özellikle Mart Alaş'ın katkısıyla, daha iyi bir Türkiye/İstanbul tanıtımı yapılamazdı. İyi kurgulanmış, usta ellerdeki bir moda çekimi, olanı olduğundan nasıl farklı gösterme yetisine sahip, bunu da açıkça deneyimlemiş olduk. Şöyle ki...
En yakın arkadaşlarımdan birinin bekarlığa veda partisini birkaç yıl önce biz de aynı hamamda (Cağaloğlu hamamı) yapmıştık. Kendi teybimizi ve müziklerimizi götürdük, akşam vaktiydi, içeride sadece bizim ekip vardı. Ancak keselenmek suretiyle vücuttan neredeyse toplamda bir kol boyu kadar kopan derilerin oluk yatağında akması, hatta etrafta deriden nehirlerin olması, nefes alınamaz bir sıcaklık, ve hamam telalı +70 yaş yarı beline kadar inmiş memeleriyle saç yıkayıp kese atan teyzeler beni bir daha hamamın semtine bile uğratmamayı sağladı. Ömürde bir kere yapılan tecrübe yetti de arttı. Bileydik hamamın böyle olabileceğini W dergisi ve ekibine ulaşmaya çalışırdık. Çünkü yaratılan ilüzyon aynen şapkadan tavşan çıkartmaya benzemiş. Mesela hamama hiç gitmemiş olsam bu görüntülerden sonra denemek isterdim. Ancak şu noktada bana sadece çekimlere bakıp ekibi kutlamak düşüyor.
Etiketler: editoryal
<$BlogItemBoModa Trenden İn'in güzelliğine düşkün ve oldukça bakımlı kız kardeşi GÜZELSEN TRENDEN İN! yayın hayatına başladı. Hani ailede yılların geleneği olan bir yemek vardır ve tarifi kolay kolay başkasına verilmez ya, işte Güzelsen Trenden İn'de de aynı biçim güzellik sırları var. Ancak arada önemli bir fark var. Güzelsen Trenden İn! kullandığı, haberdar olduğu, memnun kaldığı, kalmadığı sürüsüyle üründen ve haberden samimiyetle bahsediyor. Yani aile mirası bilgiler gün yüzüne çıkıyor.


- Öncelikle Güzelsen Trenden İn'in bir kozmetik çantası yok. Diyebiliriz ki; kozmetik dünyasında yaşıyor. Çantaları değil, dolapları var.
*Biraz daha açar mısın?
- Hay hay. Güzelsen Trenden İn'de kolay kolay bir insanda bulanamayacak kadar çok ürün ve bilgisi mevcut. Bu oran o kadar fazla ki, ürün birikimi neredeyse Harvey Nichols, Macy's, La Fayette ve dünyadaki vb'lerini kıskandıracak ölçüde.
Etiketler: Güzelsen Trenden İn
<$BlogItemBoBilgi Üniversitesi'nin Tasarım Kültürü ve Yönetimi'ni çeşitli defalarla anlata anlata bitirememişimdir. Dersler, öğreticilerin her biri tasarım alanında Türkiye'de bir isim haline gelmiş insanların anlatımında büyük bir önem kazanır. İlgi duyulan konuda edilen her kelam, kulağa tecrübe küpesi olarak takılır. Kulaklarını, boynunu, parmaklarını çeşitli bilgi aksesuarlarıyla doldurmak isteyenler için yeni yayın dönemi çok yakında başlıyor. Tanıtım toplantıları ise yarından da yakın. Yani haftaya... Detaylar aşağıda ve sitesinde.




Etiketler: okul
<$BlogItemBoS'nobu sevenlere müjdem var. Bilmeyenleri de tanıştırmak isterim. Benim değişik parçalar bulabilmek adına uğradığım bir mağazadır kendisi. Şimdi sadece Kanyon'da var. Farklı parçalar için (hiç değilse herkesin üzerinde görmezsiniz) özel bir Danimarka markası. Ve müjdem geliyor. Bağdat caddesinde outleti açılmış iki ay önce. Eski sezon ürünler %60 indirimle satışta. Eşelemekte fayda var, bahtınıza ne çıkacağı belli olmaz.
S'nob Outlet: Suadiye Teknosa'nın arkasındaki aprtmanın 2. katı.
Açık adresi de şöyle:Ayşe Çavuş cad. Yonca apt. No:5 D.6 Suadiye/İstanbul 0216 373 00 26
S'nob Outlet: Suadiye Teknosa'nın arkasındaki aprtmanın 2. katı.
Açık adresi de şöyle:Ayşe Çavuş cad. Yonca apt. No:5 D.6 Suadiye/İstanbul 0216 373 00 26
Etiketler: marka
<$BlogItemBo

After Party Shoes, güzel bir pazarlama ürünü. "Hani çıktın dışarı, dans ettin, tepindin, sonra o topuklularla eve dönmek eziyet. Çıkart cüzdandan katlamalı-açılmalı bir party shoes babeti, koşarak evine git."
Etiketler: ayakkabı
<$BlogItemBoPrintsource ve Promostyl trend analizi ve seminerleri yapan firmalar. Geçen hafta gönderdikleri seminer tanıtım mailında 2009-2010 Kış sezonu için çeşitli kehanetlerde bulunmuşlar.
Kadın koleksiyonları için derlenen bilgiler 4 ana başlıkta toplanıyor. Big Bang, Bionic, Care ve Collector.
Bugünlerde gazete okuyanlar varsa mesela Big Bang temasının tanıtıcı çizimindeki pantolon tanıdık gelecektir. Nitekim Tarkan'ın yeni imajında bu Hint işi pantolon kullanılmış. Ben de geçen sene Kadıköy'den almıştım. Az giyiyorum ama arada havadar oluyor. Seven Sanat galerisinin sokağında adını hatırlamadığım bir Hint işleri mağazası satıyor. Yani Promostyl Hintlerden çıkan bizim ülkeye çoktan gelmiş pantolonları 2010'a layık görmüş.
Bionic temasındaki pantolon silüeti ise oldukça zorlayıcı. Yemeğin salçalısı kadının kalçalısı olan Türk kadınının, tüm inceltme çabalarını bir kalemde silecek cinsten.
Care temasını geçiyorum.
Collector ise, kılığına kıyafetine dikkat etmeyen, basma pazen üzerine el işi yelek, hırka giyerek moda kelimesinin yakınından geçmeyen birçok insanı anlatıyor. Bu tema da zaten ülkemizde bolca var. Ancak altındaki desenli çorapları beğendim. 2010'u beklemeye gerek yok bu sezon bol bol fantezi çorap var. Buralarda ne kadar görürüz? Şans.
Anladım ben seni diyenler için İngilizce açıklamalı temalar aşağıda.
Etiketler: trend














