gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeAralık 23, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoBitmiş ya da az kalmış anti-aging şişenizi götürün yerine Olay'ın anti-aging kremini kapın.





Olay'ın 25-26-27 Aralık tarihlerindeki kampanyası ne form doldurtturuyor, ne de talihli olmanızı bekliyor. Sitelerinde söyledikleri alışveriş merkezlerinden birine gidiyorsunuz. Tükenmeye yüz tutmuş 30 TL ve üzeri değerindeki eski anti-aging şişenizi yetkililere teslim ettikten sonra, 0 km Anti-aging ürününüzle geri çıkıyorsunuz.


Detaylar için yan tarafı tıklatınız.

Etiketler: ,

nd #comments -->
gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeAralık 22, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo

Fransız Boz'u ilk gördüğümde bayıldım. (Ne yaratıcı cümle! Bunları gördüğünde kim beğenmez ki?)
Baştan alıyorum. Boz gözlükleri ilk defa Londra'da gördüm. (Eeeee?)
Tekrar deniyorum. Boz gözlükleri ilk defa Londra'da görüp beğendiğimde param çıkışmadı. (Hımm anlat bakalım...)



Gözüme taktığım anda, hakkında obsesif olacağımı hemen oracıkta anlamıştım. Ancak sterlinle imanı gevreten kıvama gelen "alt tarafı" gözlük, bir de cam hadisesinden "gereksiz para harcama" sınıfı diye kategorileştirdiğim alana girdi birden.
Gözün özüne tekrar dönersek, gözlüğü bu kadar beğenmesem, gözümü net görebilmesi için temerküs kampına sokmak üzereydim. Sabah akşam ezberden odak çalışıyorduk...
Neyse ki, bunların hiç birini yapmaya artık gerek kalmadı. Gözler dilediğince "boz"ulabilir.
Üstelik Boz'lar için artık Londra'ya gitmeye gerek yok. Türkiye'de Londra kadar pahalı da değil.
Akmerkez'e gidiyorsunuz OPAL Optiğe (Otopark fişini ödediğiniz yerde. Ya da Gilan'ın, ya da MOS'un yanı diye tariflendireyim) giriyorsunuz. Çeşitler karşısında karar vermekte zorlanıyorsunuz. Opal başka illerde de var. İl il gözlük saati için tıklayın.
Zar zor karar verip gözünüzü giydiriyorsunuz.
Ve sanırım bu gözlükle sizi tanıştırdığım için "...ne muradım varsa veriyor".

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeAralık 09, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo

Ayılıp bayıldığımız Rodarte (Hatta önceki gün Gilt.com'da indirimli satıştaydı), Target için 20 Aralık'ta piyasaya çıkacak ürünler hazırladı.
İlk görüntüler basına verildi. Sağ olsun moda blogger hemşirelerden biri bu imajlara ulaşmış.
Aktarılan ilk görüntülere göre, koleksiyonda heyecan verici bir parça yok bana göre.
Kendimi çok kasınca "Ok çorap olsun" diye tiz bir istek çıkıyor. Ondan öteye benim param bu işbirliğinde cüzdanımda kalır.

Nedenlerine gelince:
- Tülden yapılmış şeyler ilgimi çekmiyor. Target materyalin kalitesinin de oldukça düşük olacağını düşünüyorum.
- İskeletor üst ilgimi çekmiyor. Bono'nun PopMart turnesinde giydiği olsa bir derece. Ama bunların modası geçeli 10 sene olmadı mı? Gerçi 10 sene olduğuna göre moda yaşam döngüsünde tekrar doğması gerekiyordu... Doğmuş.


- Styling'i de hiç tarz bulmadım. Dr Martens'leri oldum olası sevmem. Kemer, dantel çorap, tüllü etek kombinasyonun altına yakıştırmıyorum o botları.

- Renkler ilgi çekici değil. Hardal çok zor yakışan bir renk. Ardında duran uçuk mavi elbisenin de rengi zayıf.

Rodarte'den bana ekmek çıkmayacağına göre Jean Paul Gaultier ve Zac Posen'i bekleyeceğim.

Etiketler: , ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeKasım 12, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Bugüne kadar gördüğüm en iyi projelerden biri Burberry- The Sartorialist ikilisinden geldi.
Bir blogla bir marka ancak bu kadar iyi iş çıkartır ortaya.
Bu enfes projeye göre dünyanın sokaklarında stil avcılığı yapan en sevdiğimiz The Sartorialist Scott Schuman, sokaklarda Burberry trençkotunu giyen 100 kişiyi çekti ve bir site yapıldı.
Art Of The Trench sitesine ben doyamadım.
Sitede ayrıca belirtildiğine göre, isteyen Burberry'siyle çekilmiş fotoğraflarını gönderebilirmiş. İleride aralarından seçtiklerini de koyup bir dünya trenç kolajı yapacaklarmış.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeEylül 02, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeAğustos 28, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoMehtap Elaidi.

En azından Türkiye sularında istediği her meslek kapısını açabilecek muhteşem CV'siyle moda tasarımını tercih ettiği için Mehtap Elaidi'ye teşekkür etmek lazım.

Elaidi markasının ilk defilesi için sıkı hazırlanmış olan Mehtap Elaidi, "yollar" temalı defilesi için, podyuma birbiriyle ara sıra kesişen, farklı yönlerde giden yollar çizmişti.


Soft renklerle açılış yapan defile konseptten müziğe günün en başarılı işiydi.

Fark yaratmak isteyen, ama ben buradayım mutlaka bana bakın diye bağırmayı sevmeyen, deneysel ama çok rahalıkla giyilebilir bir koleksiyondu.

İkinci defilede Mehtap hn'dan beklentim çok yükseldi. Kendini tekrarlamaması ümidiyle.

Ayakkabılarda çıkan sorun bile defileyi gölgelemedi. Hatta hatırlanması içn ekstra sebep yarattı.











Etiketler: , , ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeAğustos 21, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo

Hed Kandi, club müziğinin dünya çapında en bilinenlerinden.
CD kapaklarıyla çizim club kızlarına çeşitleme katanlardan.
Miss Selfridge ile yaptığı anlaşma sonucu kızlar kapaklardan aramıza katılıyor.

Club kültürü olanlara bu 10 elbiselik koleksiyonu tavsiye ederim.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeHaziran 28, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeHaziran 17, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeHaziran 12, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoUnitim'in hazırladığı videolu stil ipuçlarında alışverişi isteklendirecek parçalar var. Özellikle Deniz Marşan'ın ayağındaki bebe turuncu stiletto alınmaya çağırıyor. Başak Fransez'in bebe eteği yıkılmakla beraber her bacağa uygun olmadığını da eklemek lazım.



Deniz Marşan: Ceket ve askı G-star, Pantolon, bluz, ayakkabı bebe, takılar Accessorize.


Başak Fransez: Beyaz t-shirt G-star, Ceket ve etek bebe, ayakkabı Aldo, kolye Accessorize.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoCalvin Klein'dan USB stick olabilen güneş gözlüğü.

Transformer çağında olmamıza rağmen, daha tam manasıyla bu tarz ürünlerle kuşatılmadık. Hatta markalı ürünler işi daha ağırdan alıyor. Hal böyleyken geçen ayın İtalyan Elle dergisinde rastlamıştım bu gözlüğe. Sonunda fotoğrafını
bir sitede buldum.


Bilgileri gözü gibi saklamak isteyenler için 4GB (Hiç fena değil).




Aslında hiç fena fikir değil. Ben USB'mi genelde unutuyorum. Arkadaşlarımla yüklü fotoğraf alışverişimiz kısa kalıyor. Her gün kullanılan eşyalarda monte şekilde olsa, en azından bir usb taşıdığımı bilirdim.

Etiketler: , ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeHaziran 04, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeHaziran 03, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoBagie Bag, hayatımda gördüğüm en hafif ve en ince çanta.

Dupont firmasının ürettiği Tyvek malzemesiyle vücut bulan Bagie'nin %100 geri dönüşümlü ve %Türk olması onu cazip kılıyor.

Tipine aldanmayıp 12 kg'ye kadar taşıyabilmesi ise onu cep herkülü yapıyor.


Islanması ve yırtılması ise söz konusu olmayan ilginç çantayı ben denedim ve değişiklik arayanlara tavsiye ediyorum.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Aya ayak basmanın 40. yılını bir moda markası ancak bu kadar klas bir şekilde kullanabilirdi.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeHaziran 01, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo


Yine Gilt.com'da olmasaydı göremeyecektim, bilemeyecektim. (Gilt'te bugünün markalarından biri)
NOOKA saat markası, hakikaten farklılık arayanlar için yaratılmış.
Masum saat yönünde hareket eden saatler yerine NOOKA'da hesap kitap yöntemi var.
Çubuklar noktalar saati, alt satır ise dakikaları gösteriyor. Ya da saat dijital rakam ile yazılıyor, alt bardan dakika bulunuyor.
Değişiklik arayanlara.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMayıs 30, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoOna boşuna geleceğin tasarımcısı denmiyor.

Martin Margiela'nın tasarımları bizzat gelecekte geçiyor. Şöyle ki; Zachary Quinto, Eric Bana ve Chris Pine'lı Star Trek filminde Romulan ırkının giydiği bir ayakkabı aynı Martin Margiela tarzı.


(Başparmağı özel bölmeyle ayıran ayakkabılara "Tabi" deniyor. Türkçe'deki konuşma dilindeki tabi, oldu, hay hay gibi değil. Takdir edersiniz ki, bu ayakkabıya hayhay çekmek kolay değil.)

Maison Martin'in Tabi'sini bir defileyi seyredalan ve New York sokaklarını arada bunlarla arşınlayan Sarah Jessica Parker'ın da ayağında görmüştük.


Not: Baş parmağa kıyak çeken (kanımca çok rahatsız olan) ayakkabıları Ninjalarda görüyormuşuz.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMayıs 28, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Mango'nun yeni yüzü hatta "yeni saçı" Scarlett Johansson oldu.

Çekimden ilk kareler dağıldı. Sızdırılan 3 fotodan ikisinde "Saç Scarlett"i leopardan görünce safarideyim sanmayın. Bekleyin. Aslan Scarlett ve postu durumlarını seneye Mango'da avlayacağız.

Etiketler: ,

nd #comments --> v>