gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMart 30, 2006logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoBu yaz ayaklarda balerin trendi yine çok in.
Lüks markalar bu durum için nasıl versiyonlar çıkartmışlar onlara bir göz atalım.


Valentino "d'Orsay" işlemeli $490


Louis Vuitton "Anjelique" balerin $440


Gucci "Twiggy" fiyat belirsiz


Dior "Diorlita" bağcıklı sandaletler $320


Fendi dantel balerinler fiyat belirsiz

Etiketler:

nd #comments -->
gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Geleceğinin lezzetli bir stil içinde görünmesini isteyenler için. Ayrıca Çin kurabiyelerinden esinlenilmiş kutu tasarımı çok sevimli. Neiman Marcus yapmış.
nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMart 29, 2006logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoDükkanda deneyim yaşatmak bir sanattır. Bütün büyük markalar deneyim yaşatma konusunda çok çalışıyorlar. WeAr dergisi son sayısında değişik deneyimler yaşatanların dünyanın çeşitli yerlerindeki mabedlerini yakalamış. Aşağıdakiler de aralarından benim seçtiklerim.
Diesel Denim Factory - NY: Denim ile sanatın buştuğu tapınak. Soyunma kabinlerinin herbirinin kapısı ayrı. Kotlar havaya asılmış. Modellerine bakmak için çok rahat bir ortam yaratmışlar. Ayrıca dinlenme koltuğundaki şeytani detaylar çok ilginç.

Malandrino - NY: Yukarıda o avizelerle şu sarı koltuğa oturmak çok zevkli olmalı. Etrafı saran elbise askısı güzel bir hayal ortamı yaratmış.

Comme des Garçons - Köln: Kasap dükkanı etkisi yaratmışlar. Anlaşıldığı kadarıyla içeride bir tek etler yok. Değişiklikse değişiklik. Zaten en sevdiğim markalardan biridir. Bu dükkanı çok görmek isterdim. Bu arada iki ayda bir tasarımcıları orjinal kasap havasını değiştirmeleri için davet edeceklermiş.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Resimler: Bershka, BSB, Pull and Bear, Stradivarius, Vero Moda

Zara ve Mango'nun dışında yabancı, güzel, gençlere hitap eden markalar etrafta olmaya başladı. Ancak hala Türkiye'ye gelmemişler var. H&M gibi mesela. Bu genç markalar ürünleriyle ve özellikle fiyatları ile çok rekabetçiler. Onları tanıtmak istedim. Bir de ufak not, aşağıdaki listeye çok beğensem de fiyatları diğerleri kadar uygun olmayan Fornarina'yı katmıyorum. Ve Topshop'u da Türkiye'de bu kadar pahalı olduğu için bu listeye sokmak istemiyorum. Halbuki Londra'daki fiyalar böyle değil ve daha güzel çeşitler var.
Bershka: Inditex grubuna ait olan Bershka'da rahat ve trendy parçalardan çok var. Penye cenneti diyebiliriz. Değişik parçaları bir araya getirince neler çıkabiliyor.
BSB: Bugün Cevahir'de keşfettim. Yunan markasıymış. Gördüğüm İspanyollardan çok daha güzeldi. Yeni koleksiyon beyaz, siyah ve denizci ağırlıklı.
Pull and Bear: Genç erkeklere kıyak yapmışlar. Süper şeyler var. Tam olarak cadde delikanlısına göre. Arada kadın koleksiyonunu unutmamışlar, ona da canlı ve tatlı şeyler yapmışlar. Kendileri yine Zara ekibinin bir parçası.
Stradivarius: Zara grubunun belki de gençlere en hitap edeni. Fiyatlar oldukça düşük ama kalitede o oranla düşmüş. Türkiye'ye en güzel parçalarını getirmediklerini tespit etmiş durumdayım. Hatta bugün gönderdikleri yeni sezon mail'ında gördüğüm harika penye bluzu dükkanda göremedim.
Vero Moda: Danimarkalı markada özellikle etekler çok güzel. Geçen sene çıkan "asker" modasına haiz ceketlere son hız devam etmişler. Sitelerinde çok birşey yok, o yüzden mağazalarına gidip görmek lazım.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMart 24, 2006logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo

Vogue.com: Vogue internete geçişinin reklamını yapmış. 2000 yılına ait sanırım bu reklam. Ancak kurgu, bir moda dergisi reklamından ziyade porno bir site reklamını çağırıştırıyor. Üstelik yayınlandığı zaman en iyi reklam ödüllerini toplamış. Fotoğraf Phil Poynter tarafından çekilmiş.




YSL: Vakti zamanında YSL'ın M7 parfümü için Tom Ford tarzını konuşturmuş reklamda.





Gucci: Reklam Denetleme Kurulu'na 12 şikayet gelip konu araştırılmasına rağmen kaldırılmamış. Reklam dört ana dergiye verilmiş. Grubun, Kurula yaptığı arguman şöyleymiş; "Reklam, marka liderliği, bilinirliği, şaşırtan ve çığır açan imaj sağlıyor. Çağımızın logolu markalarında bu reklam seksi bir markayı ironik bir şekilde anlatıyor."





Calvin Klein: Sex and The City'deki Samantha'nın son yıllardaki sevgilisi olarak tanıdığımız Travis Fimmel'in donla göründüğü reklam, birkaç şikayet alsa da, yoluna devam etmiş. Şikayet edenler reklamı uygunsuz, müstehcen, erkekleri alçatan imaj yarattığı gerekçelerini öne sürmüşler. Yine aynı tarzda bu sene bir Danimarkalı'nın başrolünü oynadığı donlu bir reklam dolaşıyordu her tarafta. O da alınlarının akıyla yayınlandı her yerde.






Kurt Geiger: Ünlü ayakkabı markasının 2001 yılına dayanan reklamı Kurul tarafından kabul edilebilir bulunmuş. Fotoğraf Michael Compte tarafından çekilmiş.





Kaynak: vogue.co.uk

Etiketler:

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoKola ve yüze dövme yapmak marka çılgınlığının bir boyutunu sergiliyor. Örneklerde photoshop uygulanmış. Ancak Marc Jacobs sevgisi bu durumu gerçeğe taşımış. Artık markayı mı yoksa yaratıcısını mı bu kadar seviyor bilemiyorum bu genç, Louis Vuitton t-shirt'ü ile.
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMart 23, 2006logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo








Xtreme Fashion kitabından bir çalışma.
Susumu Tachi adlı Japon, bu optik kamuflaj ceketi icad etmiş. Ceket giyeni görünmez yapıyor.
Sırrı şu: Ceket aslında bir ekran gibi çalışıyor, yollardaki reflektif işaretlerin yapıldığı malzemeden üretilmiş. Bir kamera, insanın arkasındaki görüntüyü yakalıyor ve ceketin önüne yansıtıyor. Fikir çok güzel, eminim bu boyut daha ileriye gidecektir yakın zamanda.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMart 21, 2006logDateHe!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoModayı anlamak için izlemeyi en çok sevdiğim yer sokaklar.
Finlandiya'nın başkent sokaklarını internete taşıyan bir proje site var.
Hel-Looks.com. Sokaklar renkli gençlerle dolu. Çoğu converse tercih ediyor. Geçen seneden beri hala gündemde gelmiş geçmiş en cool sneakerlar. Ayrıca dar pantolonlardan da vazgeçilemiyor. Bunda müzik dünyasının etkileri çok fazla. Helsinki gençliği belli ki trendleri takip ederken kendi stillerini de katmışlar, ortaya canlı ve yaratıcı tarzları çıkmış.

Diğer Sokaklar:

New York: http://modatrendenin.blogspot.com/2006/04/new-york-sokaklar.html
Londra: http://modatrendenin.blogspot.com/2006/05/herey-yalan-sokak-gerek.html
İstanbul: http://modatrendenin.blogspot.com/2007/02/istanbul-sokak-modas.html
Meksika, Barcelona, San Francisco, Ukrayna, Moscova: http://modatrendenin.blogspot.com/2007/03/evrenin-sokaklar-modadan.html

Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMart 17, 2006logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoİstanbul'da açılacak Harvey Nichols'ın hikayesi şöyle; Benjamin Harvey 1813'de Londra Knightsbridge'deki Sloane caddesi köşesinde dokuma dükkanı açmıştır. 1820'de işi kızına devreder. Kızı, Colonel Nichols ile ortaklık yaparak bu dükkanda halı, ipek ve lüks tüketim malları satmaya başlar. Harvey Nichols şu andaki durumunu 1880'de almıştır. Hong Kong'lu Dickson Poon grubu tarafından yönetilen çok katlı mağazanın önünde vitrinlerini çekmeye çalışan bir sürü insan vardır. Ayrıca en üst katındaki food court'u da görülmeye değer.
Benjamin ve Colonel'in hikayesinde değişik birşey yok, bilgi amaçlı bahsetmek istedim.
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMart 16, 2006logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo

Modayı, İngilizler yaratmış olabilir, Fransızlar çekicilik katmış olabilir, İtalyanlar cilalamış olabilir, ancak Amerikalılar pazarlamıştır. Pazarlama cephesindeki silah arkadaşları şöyledir: Calvin Klein, Ralph Lauren, Donna Karan ve Tommy Hilfiger.
Amerikan modası bu dönemde(1980-1995) hepimizi esir etmişti. Calvin Klein, Brooke Shields'lı tv reklamlarında seksiliği öne çıkartarak bu oluşuma katkıda bulundu. Daha sonra Kate Moss'un Obsession'daki reklamı o yılları aklımıza kazıdı. 1980'lerin sonunda Donna Karan kumaşlarına Lycra'yı katarak vücudumuzu tekrar keşfetmemizi sağladı, özellikle de çalışan kadınlar için. Tommy Hilfiger'in dev logoları sahnedeyken, etnik kökenlileri mesut etti, hatta 1995'te VH1'nın "podyumdan sokağa" ödülünü aldı. Ralph Lauren, bunlar olup biterken Polo markasını güçlendirdi ve klas bir çizgi yakaladı.
İşte o günlerde üzerine biz para vererek bu markaları ve logoları, göğsümüzü gere gere taşıdık ve inanılmaz reklamlarını yaptık. Bunu bizlere yaptırmak da Amerikalıların modayı pazarlama başarısıdır.
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMart 15, 2006logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoThe fashion industry is the ultimate fashion victim.
Anonymous
Fashion is a form of ugliness so intolerable that we have to alter it every six months.
Oscar Wilde
Fashions fade, style is eternal.
Yves Saint Laurent
Clothes are only interesting when they are on a body in motion.
Jean Paul Gaultier
If you are not in fashion, you are nobody.
Lord Chesterfield
Fashion is made to become unfashionable.
Coco Chanel
Only great minds can afford a simple style.
Standhal
On matters of style, swim with the current, on matters of principle, stand like a rock.
Thomas Jefferson
The difference between style and fashion is quality.
Giorgio Armani
Art produces ugly things which frequently become beautiful with time. Fashion, on the other hand, produces beautiful things which always become ugly with time.
Jean Cocteau
Fashion is a factory that manufactures desire.
Anonymous

Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMart 14, 2006logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoİngiltere'de üç adet çok önemli devasa "department store" var. Bunlardan en büyüğü ve yaşlısı Harrods. Sonra Harvey Nichols ve diğer en büyük olan Selfridges. Benim favorim Selfridges. Vitrinleri, içerideki düzeni, temalı partileri, içindeki markaları ve büyüklüğü açısından. Ancak bulunduğum dönemde bir dergide görüp sakladığım bir reklam vardı. Harrods'dan böyle birşey beklemediğim için saklamıştım. Turistlerin Londra'da ziyaret ettiği üç yerden ilkiymiş Harrods. Yukarıdaki reklam çok yaratıcı. Bu kadar başarılı terziyi bir odaya koyarsanız, tabii ki kavga çıkar diyor ama bütün bu tasarımcıları da çok katlı mağazalarında bulabileceğinizi söylüyor.
Kim bu gözü morarmış, elleri kolları kanayan terziler?
Holland Esq, Richard James, Ozwald Boateng, Nick Tentis, Paul Smith, Timothy Everest, Vivienne Westwood, Spencer Hart, OliverSpencer, Gieves.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMart 09, 2006logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoZara, Mango, Topshop gibi "high street" markaları, genelde topmodel kullanmazlardı. Sebep, tabii ki paraları olmadığı için değil, "gerçek insan" imajı kullanmaları gerektiği içindi. Ancak Mango 2 sene önce o zaman zirvede olan Karolina Kurkova'yı çekimlerinde kullanarak bir kapıyı aralamıştı. Yeni sezonda Zara çıtayı yükseltmiş ve Carolyn Murphy'yi yeni reklamlarına katmış. Bu mankenlere ben bazı markaları bir türlü yakıştıramam. Hep onları muhteşem kıyafetler içinde görmeye alışmışızıdır. Günlük kıyafetler üstlerinde gerçekten basit kaçar. Carolyn Murphy ve Zara ikilisi birbirlerine yakışmış görünüyor. Carolyn Murphy, 2001'den beri Estee Lauder'in güzel yüzü.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoHer birinin yasaklanma sebepleri aşağı yukarı aynı. Hepimizin bildiği şeyler işte. Ağır seks öğeleri içeriyorlar.




Diesel: I.D. dergisinde bolca görmüştük. Bizim ülkemizde direk yasaklanmıştı. Şu anda hiç bir yerde gösterilmiyor.





Patrick Cox: 2003 yılında yine sadece I.D. dergisinde gösterilmiş reklamda, Sophie Dahl'ın bacakları arkasında güreşen iki erkek var. Provokatif reklam, derginin içeriği ve tarzına çok uygundu aslında. (Bu arada ciddi şekilde I.D reklamı yaptığımı görüyorum. Yakında I.D. ile ilgili doya doya anlata anlata bitiremeyeceğim bir post geliyor.)





Harvey Nichols: Reklamları genelde çok yaratıcı oluyor. Çok da abartmamışlar bu raklamda, aynada rujunu tazelemeyen var mı?





Elle Macpherson: Kendi iç çamaşırı koleksiyonu için kamera karşısına geçen modelin bu televizyon reklamı fazla seksi bulunmuş. Ayrıca basılı reklamları da İngiltere'de yine aynı sebepten yasaklanmış.




Opium: Bu parfüm reklamını heryerde gördük zaten. Yasaklansa ya da yasaklanmasa ne farkeder artık. Bu arada reklam yıldızı yine Sophie Dahl. (Ama onun hakkında döktüre döktüre bir post yapmayı düşünmedim.)

Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMart 08, 2006logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoDizilerde güzel giyinen kahramanlar, beylere de giyim kuşamda ilham veriyor, yol gösteriyor.

The O.C. : Asi genç Ryan, diziye başladığında atlet üzeri kapşonlu sweatshirtleriyle dikkat çekiyordu. Zengin aileye katılınca kılık kıyafetine de bir düzen geldi. Düz t-shirt'lerini üzerine giydiği yarım kollu düğmeleri açık gömleklerle süslüyor. Hava soğuk olursa! Orange County'de son sezon deri ceket tercih ediyor. Bu da çok yakında deri ceketlerin geri geleceğinin ufak bir göstergesi.


House: Dr. House yani Hugh Laurie aslen Ingiliz. Dizideki kostümü aynı ingilizler kadar "cool". Her bölüm üzerinde mutlaka bir t-shirt var, isteğe bağlı gömlek giyiyor ve son kat olarak da ceketi eksik etmiyor. Hastane'nin en doktor gibi olmayan en hakiki doktoru House, her seferinde kotunun altına nike'larını ya da converselerini giyiyor.


CSI Miami: Horatio, şık takımlarını üzerinden hiç çıkartmıyor. En büyük özellik şurda, genelde koyu renk takımın içine koyu renk gömlek tercih ediyor. Kravatsız jilet gibi bir şıklık yaratıyor kendisi.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMart 05, 2006logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoAşağıdaki 2006 ilkbahar/yaz trend çalışmam sana bol bol ilham versin.

seneye kış görüşürüz,
melis
ps: 2006 yaz da neler giyileceğine dair sitedeki haber olmuş linkleri sık sık sana buradan göndereceğim. Özletme kendini.







4 Yaz Trend Teması http://modatrendenin.blogspot.com/2006/04/2006-yaz-trendler.html

Yukarıdaki çalışmaya göre; 2006 Yaz sezonunun kıyafetlere dönüşmüş trendleri:
Balerin ayakkabılar
http://modatrendenin.blogspot.com/2006/03/lks-balerin.html
Puantiye elbiseler http://modatrendenin.blogspot.com/2006/04/puantiye-modas.html
Gotik unsurlar http://modatrendenin.blogspot.com/2006/04/gotik-unsurlar.html
Dar Kotlar http://modatrendenin.blogspot.com/2006/04/dar-kot.html
H&M bakış açısıyla 2006 yazı http://modatrendenin.blogspot.com/2006/04/yaza-bak.html
2006 Yaz Ayakkabıları http://modatrendenin.blogspot.com/2006/04/2006-yaz-ayakkablar.html
Mango 2006 Yaz sezonunu merak edenler ! http://modatrendenin.blogspot.com/2006/05/mango-yaz-2006.html

Etiketler: , ,

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Kendi gözümle görmediğim için bu başlığı atarken biraz tereddüt ettim. Ancak Mcqueen'in Paris şov'unu öve öve bitiremeyen kalmamış. Görünüşe göre İskoç tasarımcı eski yaratıcı günlerine geri dönmüş. Koleksiyon, Viktorya zamanını anlatır biçimde gotik unsurlar içerirken, aksesuarlardaki müthiş detaylar çok cesurca yaratılmış. Şovun kapanışını ise Kate Moss'un hayaleti gerçekleştirmiş. Bu sezon herkesi ortak heyecanlandırabilen Mcqueen'in başa kondurduğu kuşlar da bir harika. Ayrıca ön sıradaki "editör takımını" hiç kimse böyle mutlu edememiştir.

Etiketler: ,

nd #comments --> v>