gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeEylül 30, 2007logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoObezite kötüdür, obez olmayın. Zayıflık kötüdür, kadidiniz çıkmasın. İkisinin arasını bulmak o kadar mı zor? Dünya zayıflık hastalığına tutulmuşlarla ilgilenip bunun normal olmadığını idda ederken, moda dünyası ürettiği modellerle hala zayıflığa özendiriyor. Kadınlar erkeklere bir kere sorsalar bu kadar zayıflığın matah olmadığını anlayacaklar. Bunlara benzemek bence kimse istemez. Moda dünyası sana sesleniyorum "İnsanları bedenleriyle barışık şekilde olacakları gibi yönlendir. Eğitim şart".
İşte kemik torbaları:
Lily Donaldson ve Olsen biraderler

Etiketler:

nd #comments -->
gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeEylül 26, 2007logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoBazen A noktasından B noktasına öylesine gitmek anlamsız geliyor. Önemli olan o mesafeyi neyle gittiğimiz.
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeEylül 25, 2007logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoÖnce bir izleyelim.


Sonra defile öncesi koşuşturma ve son hazırlıklardan ayrıntılar.
- Domuza makyaj yapılıyor.

- İneğin kirpiklere rimel sürülüyor.
- Koyunda bigudiler var.
- Ördekler inci kolyeleriyle etrafta geziyor.
- Keçi defile öncesi (ince gözünmek için) wc'de kusuyor.
- Horoz aynanın üstünde kokain gıtgıtlıyor.

Ve işte bu görüntüler
Harvey Nichols yemek marketinin yeni koleksiyonu öncesi podyum arkasında yaşananlar.

İstanbul Harvey Nichols'ün yemek marketi ile aram nasıl?
Bir şişe su, iki mini adet de reçel almışlığım var.

Not1: Bu reklam umuyorum ki hayvanlara travma yaratmadan çekilmiştir.
Not2: Reklam viral pazarlama aracı olarak kullanılmış.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeEylül 24, 2007logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoEski Puff Daddy, yeni Diddy, en yeni Sean Combs bir kadın parfümü çıkarttı. Zaten ünlü olunca tüketim ile ilgili bir iş dalına el atmaya muktedir olmak artık yapımcının şarkıcıda aradığı ilk 3 şarttan biri. Diğer ikisi; 1- Dış görüntü 2- Biraz ses. Parfüme dönersek, ismi "Unforgivable Woman". Affedilemeyen Kadın. Aaaaa vaaaaaooov, çok karizmatik. Öldüm burda. Neyse bir röportajda kendisine sormuşlar "Jennifer Lopez ve Gwen Stefani de yeni parfüm çıkardı. Kızışan rekabet hakkında ne diyeceksiniz?" "Ben bir erkeğim bir kadının nasıl kokması gerektiğini bilirim". Bu laf üzerine ben bir kere daha öldüm. Ve South Park'daki Kenny oldum aynı amanda. Sanki Diddy labaratuara bizzat girdi, vanilya çayı, ayrık otu özü, limon çiçeği balını koklayarak bu parfümü yarattı.
Neyse ilerleyemedik bir türlü. Parfümün kampanyasında ise "Kadın bir parfüm bulur ve ona bağlanır" yazıyor. İşte burada yine ironi geliyor. Eğer özgür kadın parfümünü arayıp buluyorsa, erkeğim ben bilirim diyen Diddy nasıl hatun kişiye bu parfümü yarattım, bunu kullanacaksın bre kadın diyor?

Derleyen Ozan: melis

Etiketler:

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Hayatta bir kerelik(once in a lifetime) giydiğimiz gelinlikler için tek seferlik tasarımlar Anette Meyer'den geliyor. Dünyanın çeşitli yerlerinden topladığı kağıt un ambalajlarıyla düğün kostümü hazırlıyor bu tasarımcı.
Bu düğün kostümü, romantik hayaller ve geleneksel değerler ile modern düğünlerdeki tüketim arasındaki paradoksu yansıtıyormuş. Siteye koyulan tek örnek gayet renkli olduğu için illaki düğünlere mi sataşıp bu fikri ortaya atmak lazım gelmiş emin olamadım. Bunun adına bir davet kostümü de denebilirmiş, gelinlikten ziyade. O zaman paradoksu mu yakalayamayacaktık? Yok yine de yakalardık. Bu sefer davetlere bunca para verilip kıyafet dikip bir daha giyilmiyor yargısından saldırıverirdik. Neyse arkasında yatan fikirleri bir kenara koyarsak, tuvalet kağıdından gelinlik yarışmasından sonra, bu da oldukça yaratıcı. İmaja yakınlaştırıp bir bakın. Kısacası kadın şu tasarımı gözünü sevdiğim beyaz un torbasından iliştireydi beni de bir araba dolusu konuşturmayacaktı.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeEylül 23, 2007logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Marc Jacobs podyumları ve yazarları son defilesiyle sarsarken pr çalışmaları da hızla yürüyor. Sebebi yeni parfüm çıkartması. Daisy adlı parfümü tam bir papatya güzeli olsa da aslında köpeğinin ismi. Bu yüzden kendisini daha çok sevdim.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeEylül 22, 2007logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo

Ünlü gözlüğüne özenen varsa diye, yine bir gönüllü çıkmış araştırmış eşleştirmiş.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeEylül 19, 2007logDateHe!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeEylül 17, 2007logDateHe!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeEylül 16, 2007logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo

Yukarıda 2007'nin en iyi ürünlerini Sephora kendine göre seçmiş. Sitesinde farklı kategorilerdeki seçimler devam ediyor.

Ben de kendime göre 2007'nin en iyi ürünlerini açıklıyorum. Bazılarında Sephora ile aynı fikirdeyiz.

En iyi rimel: Dior Diorshow (Sephora ile aynı)
En iyi yüz nemlendiricisi: DDF Light Moisturizer Dew
En iyi fondöten: ID Bare minerals (Sephora ile aynı)
En iyi erkek parfüm: Armani Black Code (Marka aynı)
En iyi kadın parfüm: Tom Ford Black Orchid (Sephora kadını yukarıda yok. Sitesinde Philosophy Amazing Graze-hiç duymadım)
En iyi göz bakım: Neostrata

En iyi bronzlaştırıcı: ID Bare minerals Warmth (Pek kullanmasam da)
En iyi dudak şişirici: Too Faced Lip Injection

Sephora'ya ya da bana katılan var mı? Sizinkiler neler?

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeEylül 14, 2007logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoNew York moda haftasının en çok konuşulan ismi yine Marc Jacobs oldu. Kendi adını taşıyan koleksiyonunu sergileyen Jacobs, bu kez;
1- Şova geç başlamak (2 saat),
2- Geç başlama sebebi olarak bir otelin barında içmek (yeni rehabilitasyondan çıkmıştı),
3- Moda yazarları tarafından hiç beğenilmeyen bir defile sunmak,
4- Moda şovunu tersten sunmak(önce selam verdi, sonra mankenler toplu yürüdü, sonra teker teker yürüdüler) gibi konulardan herkesin dilinde.


Şimdi Jacobs bir suç işlemişçesine yukarıdaki konulardan özellikle içmekle ilgli olanı yüzünden gecikme yaşanması üzerine dünya medyası tarafından saldırı hedefi haline gelmiş durumda. Çünkü Jacobs defilenin olması gereken saatte görgü tanıklarınca defilenin yapıldığı otelde içerken görüldü. Ama baş tasarımcısı Robert Duffy onun defilenin ertelenişinden itibaren hep yanında olduğunu idda ediyor. Jacobs kendini defileye son 3 gün kaladan beri sadece 20'şer dakikalık uykularla yetindiği, otelin restoranında yemek dahi yemediği ve ofisinde sabahladığını söylemekle savunuyor.

Üstelik New York moda haftasının lokomotifi olan Jacobs, defilesini ya Londra ya da Paris moda haftasına kaydırmayı ciddi şekilde düşündüğünü de dile getiriyor.

Defileyi seyrettim. Ne düşündüm?

- Ravel'in Bolerosu eşliğinde sunulan defile müziğe rağmen hayal kırıklığıydı.
- Eklektik parçalar benim tarzım değil.
- Annanenin dolabından bir takım parçaların farklı giysilerle bir araya gelmesi sonucu çıkan tasarımlar vardı.
- Zincir perakendecilerin bu görünüşleri nasıl kopya edecekleri hususunda oldukça meraktayım.
- Jacobs'ın 2 saat gecikmesi bana koymaz, çünkü defileyi 2 gün sonra bilgisayarımdan izledim. İçkisi rehabilitasyonu beni ilgilendirmez.
- New York moda haftası Jacobs giderse ne yapar diye kaygı duyarım. New York'un yaratıcı ve trendsetter ender tasarımcılardandır Jacobs. Londra ve Paris'de trendsetterlardan bir sürü var.

Etiketler: , ,

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoTime Out New York, New York moda haftasının şehirdeki en önemli etkinlik olmasının verdiği gaz ile son sayısında moda dergilerine sataşıyor.
Vogue'un sayfa olarak rekor sayısını(Eylül) karıştırırken, hep bildikleri ancak şimdi farkettikleri bir gerçekle karşılaşmışlar. "Dergi işe yaramaz. Bakması çok hoş aynı zamanda ilham verici, üstelik ağır (fiziksel olarak da), ancak Vogue Amerikan versiyonunu okuyanlar 727 sayfalık reklam içinden okunacak ve giyilecek şeyleri bulup çıkartmak zorundalar." Time Out'çular daha sonra da kendi hazırladıkları moda dosyasını överek, Vogue'un moda dünyasının kutsal kitabı olduğunu kabul edip, kendilerinin de Prada giymeyen şeytanlar olduğunu ifade etmişler.


Durum karşısında benim düşüncelerim;

- Hemen Time Out New York'u bulmalıyım. Dosyayı yakından incelemeliyim ki, Vogue'a bu kadar laf edip nasıl okunacak bir dosya hazırladıklarına bakmalıyım.

- Time Out'un girizgahında belirttiği konu aslında son 3 aydır beni de kaygılandırmakta. Son zamandaki dergi alışverişimde performansım ortada. Vogue'un ağırlık olarak kırdığı rekor sayısını 27 YTL verip arşivime sırf reklam görmek için katmak istemedim. Zaten isteksizliğimi oradan anlıyorum.

- Bu ay yalnızca İngiliz Glamour almışım. Okumam sadece 1 saat sürdü. Moda açısından okunacak konu bulamadım. Resimlerle idare ettim.

- Deneysel çalışmalar bazen ağır gelse de I-D'ye doğru bir dönüş yapmalıyım.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeEylül 11, 2007logDateHe!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeEylül 10, 2007logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoEn önemli moda ikonlarından Valentino, YSL gibi modaya veda etti. Geçen seneki şovlarından birinde zirve yaşadığını hissettiği için moda yaşantısına nokta koymak isteyen 73 yaşındaki tasarımcı, İtalyan modasının kralı olarak anılıyor.

Böylece çocukluğumdan kalan ikon moda tasarımcılardan sadece birkaçı sahnede kaldı. Karl Lagerfeld Chanel'e hayat verirken, Vivienne Westwood'da kendisi için tasarlıyor. Öte yandan Ferre'yi bu yıl kaybettik, Gianni Versace ise 97 yılında bir cinayete kurban gitmişti.

Valentino markasıyla benim ilişkim ise, moda dünyasına gönül vermiş her ortalama canlı kadar ancak parfümden ibaret oldu. 7 yıl evvel bir şişe Valentino parfümüm vardı.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Güz dönemi ile deri değiştirmeye başladık. Güneşten kavrulmuş ölü derilerin yerini yenileri alacak. Hem de şimdiye kadar görülmemiş model ve detaylarla. Kısası ya da uzunu fark etmez.
Kaynak: net-a-porter.com

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeEylül 09, 2007logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Japonlar deneme yapmaktan kendilerini alamıyorlar. Bu yastık şapka oldukça komik. Keşke üretilse sabahları işlerine servis, otobüs ve metroyla giden herkes taksa.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeEylül 03, 2007logDateHe!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Vogue Paris kabuslarımı geri getirmek için elinden geleni yapmış. Logodan çoraba kadar leopar bu kış ciddi ciddi geliyor.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoBirkaç ay önce bilindik bir kozmetikçiye Shiseido lip gloss almaya gittik. Ne istediğini bilen bilinçli müşteri olarak satışçılardan birine aynen isteğimizi ilettik. Shiseido standında kimse olmadığı için, Kanebo standından bir satıcı bu arada üzerimize atladı. Ne istediğimizi sordu. "Shiseido yapışmayan lip gloss" dedik. Satıcı "Kanebo'daki de yapışmıyor çok güzel" diyerek bizi standına çekti. Kanebo'yu sürdü. Tabii ki dudaklar birbirine yapıştı. Vakit kaybetmekle kalmadık, bu bilgisizlik ve antipatik ısrarcılıkla dudaklara o zamk sürülmüş oldu. Sonra Shiseido standına kendimizi attık. Yapışmayan rujumuzu bulduk. Kıza da yapışmamanın ne demek olduğunu uygulamalı gösterdik. "Evet yapışmıyormuş" dedi. Böyle bir ürün varlığından haberdar oldu. Bizi rahat bıraktı. Böylece rujumuza kavuştuk.

Türkiye'deki kozmetik mağazalarında neler eksik:

- Bilinçli satıcı.
- Üzerime atlamayan satıcı.
- Ürünleri tanıyan satıcı.
- Parfümleri ve kozmetikleri kendine ait sanıp, kullanılmasından derin acı duymayan satıcı.
- Standlı markalarda görevli yoksa, diğerlerinin ürüne ait bilgisi.


Shiseido'nun yapışmayan ruju

Etiketler:

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Prada çorap giyme şeklimizi değiştirecek. Yukarıdaki imajı akılda iyi tutmak gerek. Herhangi bir yerde giyilmişini görürseniz, "moda kurbanı"nı gözünden tanırsınız.

Etiketler: ,

nd #comments --> v>