gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMayıs 30, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoTV bizi uzun zamandır moda programlarından mahrum bırakmıştı.
CNNTürk'teki Trendikon programı moda konusunu köpürtmek için imdada koştu.
Üstelik Cumartesi gibi TV odaklı bir gün, prime time gibi bir saat ve magazin gündeminin moda büyük elçisiyle.
Programı ilk defa bu gece seyredebildim.
İçeriğin ne olduğunu çok merak ettim desem, ne siz ne ben yeriz.
Açıkçası Eda Taşpınar'ın sunumunu görmek istedim.
Ve sonuç. Danananaan. Eda Taşpınar ekrana ne kadar yakışıyor. Ses tonu çok yumuşak, konular arasındaki sunumlar oldukça başarılı ve çok rahat gözüküyor.



Bir tek röportaj ve alışveriş kısımlarındaki sohbetlerde soru işaretlerim var. Sempatiklik biraz şımarıklık gibi algılanıyor. Neticede Taşpınar, yılların sunucusu ve programcısı değil, bu gözle değerlendirip ileriye de ümitle bakmak lazım.

Ancak programdaki insanlarla (Yazbükey'den Emel Kurhan ve alışveriş arkadaşı Pelin) yanyana geldiği sahnelerdeki renk farkı inanılır gibi değil. O nedenle Eda Taşpınar'ın ekran görüntüsünü tek bozan şey, yıllar evvel rahmetli Tevfik Gelenbe'nin oynadığı "Arap Bacı" rengi. (Kendisi de programda bu konudaki "sapıklığını" dile getirdi.)



Öyle ya da böyle Trendikon vasıtasıyla ben modanın TV'de yer almasına sevinirim. Ve bu tarz işleri desteklerim. Bir de başarılar dilerim.

Hergün sivilce gibi pörtleyen moda bloglarının bu konuyu hiç ele almamaları da oldukça şaşırtıcı. Kimse mi izlemiyor? Nerde bu devlet, nerde bu millet?

Etiketler:

nd #comments -->
gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoOna boşuna geleceğin tasarımcısı denmiyor.

Martin Margiela'nın tasarımları bizzat gelecekte geçiyor. Şöyle ki; Zachary Quinto, Eric Bana ve Chris Pine'lı Star Trek filminde Romulan ırkının giydiği bir ayakkabı aynı Martin Margiela tarzı.


(Başparmağı özel bölmeyle ayıran ayakkabılara "Tabi" deniyor. Türkçe'deki konuşma dilindeki tabi, oldu, hay hay gibi değil. Takdir edersiniz ki, bu ayakkabıya hayhay çekmek kolay değil.)

Maison Martin'in Tabi'sini bir defileyi seyredalan ve New York sokaklarını arada bunlarla arşınlayan Sarah Jessica Parker'ın da ayağında görmüştük.


Not: Baş parmağa kıyak çeken (kanımca çok rahatsız olan) ayakkabıları Ninjalarda görüyormuşuz.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMayıs 28, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Mango'nun yeni yüzü hatta "yeni saçı" Scarlett Johansson oldu.

Çekimden ilk kareler dağıldı. Sızdırılan 3 fotodan ikisinde "Saç Scarlett"i leopardan görünce safarideyim sanmayın. Bekleyin. Aslan Scarlett ve postu durumlarını seneye Mango'da avlayacağız.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoSandaletlerin yığınla olmadığı senelerde (evet öyle yokluk yılları da vardı), Bodrum'a gidildiğinde mutlaka bir "Bodrum sandaleti" alınırdı. O sandaletlerle gezmek sanki sayfiye yerin hakkıymış gibi kent sokaklarında da pek giyilmezdi. Şimdi deniz terliğiyle bile sokağa çıkılıyor.



Bodrum'u köye kente taşıyan Mavi, Bodrum sadeletlerini renklere bulayarak yeni bir soluk getirmiş.




Bu zanaate gönlünü vermiş bir başka marka ise Sandal@. Eski Hotiç baş tasarımcısı Selin Haktanır'ın Kaş'ta yarattığı marka.


Modeller çok nefis.


Ayakta nostalji arayanlara önerilir.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoGüzelsen Trenden İn'e buradan selamlarımı yollayıp, geçen gün yine bana fısıldadığı ürünleri bir çırpıda topladığımı açıklamalıyım.

Etiketler: , , , ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMayıs 27, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoGeçen hafta Santral İstanbul'daki Moleskine Detour sergisinin açılışındaydım.
Gezici sergi dünya çapında tanınmış birçok sanatçının ve Türk tasarımcıların farklı defterlerini tanıtıyordu.
Moda Trenden İn'e konuk etmek istediğim defter ise ünlü moda tasarımcısı Antonio Marras'ınki. Kenzo'nun kreatif direktörü Marras, 1962 Sardunya doğumlu.



Karim Rashid, Ron Arad gibi tasarımcıların çizgilerinin yanı sıra, müzisyenlerin de notalarını işledikleri küçük defterlerini görebilirsiniz.

Minik Moleskine defterini "comic book" yani çizgi roman haline getirmiş olan Koreli Sung Hyun Kyung adlı tasarımcının defterine de bayıldım.


Sergiyi 21 Haziran'a kadar santral'de izleyebilirsiniz.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMayıs 21, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoMerci Karl,
Karl Lagerfeld'e adanmış eski sağ kolu tarafından kaleme alınmış intikam nosyonlarıyla dolu bir kitap.
Yazar, yani eski sağ kol Arnaud Maillard, 2 yıl önce eski işinden ayrıldıktan sonra kitabı toparlayıp Fransızca yayınladı. Kitap şimdi Almanca'ya çevrildi.
Der Spiegel'in yazarla yaptığı röportaj sonucunda konu gündeme geldi: Narsistlik kişilik bozukluğu Karl, dünyası ve köleleri.

Röportajdan inciler;
- Karl, hergün La Praire'in en pahalı kremini ayak parmağına kadar sürermiş. 2 kez.
- Sabahları hazırlanması sonsuz vakit alırmış.
- Hergün kendi resimlerini çeker, her yere koyarmış.
- Etrafındaki heyet ona(fikirlere) asla hayır demezmiş.
- İnsanları çok kolay harcarmış.
- Gittiği her yerde Pepsi-Cola'sı hazır olurmuş, hem de Baccarat kristal bardakta. Üstelik yarım saatte bir değişiyormuş. Yazar bu durumu 18. yy'a benzetiyor.
- Çalışanları 24 saat emrine amade olmak zorundaymış.
- Bazen de oldukça eli açık davranabiliyormuş. Mesela yazar Paris'te bir daire kiraladığında hemen eline bir zarf gelmiş zor durumda kalmasın diye.
- H&M koleksiyonu üzerinde ekip 3 ay harcamasına rağmen -geceli gündüzlü- ekstaları ödenmemiş. Artı Kaiser, eskizlere bakıp koleksiyonu iki buçuk günde İsveçlilere göndermiş. Milyonları götürmüş.
- Başta yazarın bu kitabı yazmasının farkında olarak olayı eğlenceli bulsa da Karl, sonra bazı paragrafların yayınlanmasını engellemeye çalışmış. Mesela vergi gibi... Yayıncı kuruluş sanki bilmiyormuş gibi, kitabın oralarına sonra müdahale etmiş. (Yani Karl'ın kolu yayınevine kadar uzanıyor diyor.)

Der Spiegel şimdi "Bu bir intikam kitabı mı?" diye soruyor yazara. Aldığı yanıt şöyle: "Bu bir intikam kitabı değil. Kaiser'e saygım sonsuz, ondan çok şey öğrendim. Ama Karl'ın diğer tarafını göstermek istedim."


Bu arada yazarın iki yıldır işsiz olduğunu da öğreniyoruz. Sebebi ne? Yine Karl.

Karl'a böylesine bir kitap adayıp inanılmaz derecede narsist deyip de insanları şaşırtmak olanaksız. Modayla en alakası olmayan insan bile bu narsizmi bu egoyu uzaktan görür, tanır.
Üstelik sadece Karl mı? Bu ligdeki çoğu tasarımcı için bunu söyleyebilliriz. Galliano acaba daha mı az narsist? Ya da değil? Bu sektörde bu yetenekteki insanlar hayal satıyor, bu tarzda kişilik sorunları, ya da marjinallikte gezmeler bence hiç garip değil.

Bir de yazarın kitabının kapağında niçin Karl ve kendi resmi var mesut bir şekilde defile izlerken?



Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMayıs 20, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoErkek koleksiyonunda mertliği bozmuş ve karizmayı yan çizdirmiş Barney's.

2009 İlkbahar/yaz kataloğu sürprizlerle dolu. Gerçi Barney's görünümlerin mucidi değil, sadece sezondaki enteresanlıkların altını çiziyor. Olsun. Baktığımız Vogue Paris değil. Bir çok katlı mağaza markasının kataloğu.

Görünümlere dair kısa notlar:

- Bermuda şortu anlıyorum, kırmızı kilotlu çorapta tükürük boğazımda kalıyor.
- Uzun eteğe alışır olduk. Hatta İskoçlar zaten meşhur etmediler mi etek konseptini? Niye şimdi onlara öykünür olduk? Marc Jacobs, senin de katkın büyük hocam.
- Mini etek o kıllı bacaklara olmuş mu?
- Rick Owens'teki topuklu bota bakamıyorum bile.








Etiketler:

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo

Lacoste'un reklamlarındaki uçan insanlarının ayağında bir süredir bu sandaleti beğeniyorum.

Bu sandalet güzel dekoltesi olan biçimli ayakları bekliyor. Fiyatı 235-250 TL arası.



Etiketler: , ,

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMayıs 19, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMayıs 18, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoBilmiyorum fark ediyor musunuz? Sadece bu blogu okuduğunuzdan değil, TV'lerde programlar, gazetelerin ayırdığı satırlar ve internet blogları belirtiyor ki; vakit moda vakti.

Moda yoğun gündeme son takılan da Anna Wintour oldu.
Vogue Amerika'nın 21 yıldır editörlüğünü yapan Wintour kanalında sunulan "60 minutes" adlı programdaydı geçtiğimiz hafta sonu.

Vogue hayallariyle tutuşan herkes izlesin.

- "Bitch eat bitch" konulu moda dünyasında, onu bitch olarak görenlere; "Umarım öyle değilimdir diyor.
- Vakti zamanı geldiğinde sessizce çekip gideceğini söylüyor.
- Kürk ile ilgili anlattıkları (alttaki video) bence oldukça talihsiz. Üstüne atılan, boyalar, kanlar yüzünden korumayla geziyormuş. Bu ona göre haksızlık. Moda dünyası kürkü sever diyor. Bence sevmemeli.
- Okuldan 16 yaşında atılmış olduğundan belki de bu kadar hırslıymış (kendi yorumu).
- Gerçekten tasarımcıları star yapma özelliği var. LVMH grubuna Galliano için ısrar etmesi.

Not: Video kendi kendine başladığı için sitede rahatsızlık veriyor (Ellerini arkaya atıp çocukların top oynamalarına kızan terlikli yazlık site yöneticisi gibi hissettim kendimi). O yüzden kaldırdım. (Toplarını patlattım) İsteyenler CBS'in kendi sayfalarından seyredebilir.

http://www.cbsnews.com/stories/2009/05/17/60minutes/main5021270.shtml

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMayıs 15, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo

Diesel'in yandan çarklı bu saati, bileklik gibi. Saati görmek için bileğe tepeden değil yandan bakmak gerek. Pahası $365.


Cylon Raider'larını anımsattı bana. Sanırım BattleStar Gallactica özledim.
nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoThe Lemonheads- Dirty Robot (with Kate Moss)

"I don't care for your metal looks....
You're dirty robot..."

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMayıs 14, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoCan çekişiyormuş dergilerin en göz kırpanı.
Yılda 12 sayı yerine 6 sayıya inecekmiş i-D.

Kendini celebrity'ye değil de modanın gerçek oyuncularına adayan derginin bu durumunu hiç beklemiyordum açıkçası. i-D'nin dergi dünyasında diğerlerinden farklı bir meselesi var.
Böylesine efsane olmuş bir derginin kan kaybını kabullenmek zor. Üstelik i-D 6 aya düşürüyorsa yayınını kimler ne yapsın?
Umarım bu 6 aylar tamamen bitmez. Seneye toparlanır yine her ay çıkar. 6 aylık karar Eylül ayından itibaren uygulamaya geçecekmiş. Öte yandan 6 aylık açık internet sitelerinden giderilecekmiş. Bu da dergi için üzücü de olsa, internet yayıncılığının önemini gösteren yine başka bir kanıt.
Yine de i-D kağıt sayfalarda yer alması gereken, moda dünyasına çok yön vermiş, yeri zor dolacak bir yayın.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMayıs 12, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoHürriyet Pazar'da hoş bir İstanbul gençlik araştırması vardı. Hangi semtlerde ne yaparlar, ne yerler, ne giyerler diye...Kaçırdıysanız buradan okuyabilirsiniz. Tabii haberin en önemli kısmı olan, araştırmayı anlaşılır kılacak semtleri internete geçirirken başlıkta yazmayı unutmuşlar!

Semt araştırmasında dikkatimi çeken ortak nesne Converse ayakkabılar oldu. Zaten 2005'ten beri her yerde görüyordum. Bu haftasonu İzmit pazarını dolaşırken de ayakkabı tezgahlarında ortak gördüğüm şey Converse taklitleriydi. Milli ayakkabı oldu diyebilrim. Hatta dünyanın milli spor ayakkabısı bence o artık.

Radikal'de Converse Türkiye distrübütörüyle yapılan bir röportajdaki taklit savaşı da okumaya değer: "Converse'in taklitleriyle savaş için 15 avukatın görev yaptığını dile getiren Gözalan, "500 metre yürüsek, mutlaka Converse üreten bir atölye buluruz. Ancak küçük yerler olduğu için bizim satış rakamlarımızı etkilemiyorlar. Sadece, markanın imajı için korsanla mücadele ediyoruz. Ayakkabıların taklidini yapan bir atölye bulduk. Bize, 'Beni hapse attırırsanız dört kardeşim var onlar devam edecek. Bu iş böyle sürecek' dedi. Böyle olaylarla da uğraşıyorsunuz" diyerek sıkıntısını dile getirdi. "

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo


Zaha Hadid sayesinde "Uzaydaki kıyafetlere adaptasyon" dersleri alıyoruz her sezon.
Geçen sezon tasarımcı bizi Melissa plastikleriyle uçurduktan sonra, şimdi de Lacoste için tasarladıkları ile şaşırtıyor.
O timsah logosu nasıl da dijitalleşmiş.
Temmuz'da Colette, Dover Street Market ve Corso Como'da itinayla dokununuz elleyiniz, uzay çağına yakınlaşınız.

Etiketler: , , ,

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Bir sex and the city girizgahı olan, "I couldn't help but wonder" tarzı yazımı selülit başlığında klavyeye alıyorum bugün.

Mart dedin mi başlıyor photoshop popolu kampanyalar selülit gerçeğini yüze vurmaya. Bu mesele tatili bile sevdirmez oluyor anti-selülitçi medya pompalamalarıyla.

Peki sporcusundan mankenine %90 kadında varsa narenciye görüntüsü bacaklarda, niye savaşmayı bırakıp sevişmiyoruz bu olayla?
Önerim şu ki; İki göz, burun, dudak, ağız nasıl olması gerekiyorsa, selülit de bu kadar insanda olduğuna göre belki de vücudun doğal görünümüdür. Östrojen dolu kadınlığın simgesidir.

%10'luk dilimdeolan Hırvat kadınlara burdan selam ederim; "Siz neden bahsettiğimi anlamazsınız çünkü sizin bacaklarda yok".

Etiketler:

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMayıs 08, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo9 Mayıs Cumartesi saat 12:10'da TRTint'in yeni versiyonu TRTTürk'te Bi'Dünya Tasarım adlı program başlıyor.
Modadan endüstriyel tasarıma, tasarımın her boyutunu ele alacak program, özellikle Türk kaynaklı tasarım ve tasarımcılara yer vermeye özen gösterirken, dünyadaki önemli gelişmeler ve haberlerden de bahsediyor olacak.

Özlediğimiz ama şu sıralarda ekranlarda göremediğimiz tasarım odaklı programın ben de moda danışmanlığını yapıyorum. O yüzden seyredenlerden önerileri ve tavsiyeleri bekliyorum.
Heyecan verici yeni moda keşiflerini, kıyıda köşede kalmış yeni yetenekleri, bahsedilmesi gerektiğine inandığınız işleri, uluslararası başarılara imza atmış marka ya da kişileri bana e-mail atabilirsiniz.
TRT Türk Digitürk'te Kanal 59'da.

Etiketler: , , ,

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoLauren Luke, bir buçuk yıl önce Youtube'a koyduğu videolarla nasıl makyaj yapılması gerektiğini anlattı. Güçlükle başa çıkılacak far sürme yöntemlerini kendinde uygulyarak gösterdi. Şimdi de YouTube meşhuru olarak kendi makyaj markasını yarattı.
"İnternet her yerde ve nelere kadir".

Etiketler:

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Sözün bittiği yer...

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMayıs 07, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoYeni satın alma oyuncağı "zamanlı indirimli satış" tüketiciyi bayağı sarmış durumda.
Yurtdışı siteler Marc Jacobs'ları ya da Manolo'ları peynir ekmek gibi satıyorlar. Biz daha o mertebeye erişmedik marka açısından.

İndirimli zamanlı satış yapan internet mağazamız 2 oldu şimdilik. Üstelik site görüntü kalitesi olarak yurtdışındaki ablalarından hiç farkları yok.

Bir süre önce size bahsettiğim Limango da geçtiğimiz hafta kapılarını açtı. Yine isteyen benim adresi vererek üye olabilir.

Hiç fena ürünler yok.

Diğer zamanlı satış yapan Markafoni de sektörde bayağı bilinmeye başladı. Fitflop terlik satışları için geçen öğlen girdiğimde resmen birkaç saatte numara kalmamıştı. Zar zor bir tane (o da istemediğim renk) terlik kaptım.

Bugün Limango'da Arzu Kaprol satışı varmış. Pusuya yattım. Göreceğiz.

İkisinde de ilginçtir ki, Guess gözlükler satılıyor aynı anda. Ürünler birbirinden alakasız görünüyor. Ve çoğu tükenmiş.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoForever21, trendi ucuzlatmakta üstüne olmayanlardan biri. Hep küçük bedene, herşey zayıf kadına anlayışına, "aslında büyük bedenleri de unutmadık" koleksiyonu ekledi bu krizde. Özellikle ABD markası olması ve oraya hizmet vermesi nedeniyle geç kalınmış, ama sonunda olmuş bir proje olarak görüyorum bu olayı.
Büyük beden koleksiyon isminin manidarlığı da beni benden alıyor.

Normal beden kadına Forever 21..."Bu bedenlerde kalırsan ilelebet paidar kalacaksın."

Büyük bedene Faith21..."Sen o lokmaları götürürken inanmaya devam et."

Etiketler: , ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMayıs 05, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo
Geleneksel moda festivali Galatamoda, 6 Mayıs'tan itibaren 10'una kadar yeni yeri Akaretler'de olayına devam ediyor.

Keşke yer sıkıntısı problemleri olmasaydı da Galata'daki yerlerinde kalsalardı.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeMayıs 01, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo






Hussein Chalayan'ın hız ve araba temalı 2009 yaz sezonu defilesinden bir parçayı yakından görme imkanım oldu. Doya doya seyrettim ve fotoğraflarını çektim.

İste plastiğin ve kumaşın birbirine karıştığı o elbise.

Etiketler: ,

nd #comments --> v>