gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeEkim 25, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoGelecek aya Orta Doğu takvimlerinden kopup, İstanbul takvimlerine eklenmek isteyen Arap Moda Haftasını bekleyeceğim İstanbul'da Gözlerim Kapalı. İsmini de şimdiden ben koyuyorum. Arabesque İstanbul: The Stylish Belly Dancer.

Şu İstanbul'a iki sığmaz, üç hatta n adet moda etkinliği konmalı bence. Moda haftası, günü öyle yapılmaz, böyle yapılırcılar Türkiye turnesine çıkmalı.

Zar zor moda günlerimiz olmuşken, şimdi zaman algısı içinde kaybolan tasarımlarla bir de Fashionable İstanbul'umuz oldu.

Sosyetenin öncü kuvvet olarak defile mekanına bırakıldığı Fashionable İstanbul, umarım dikkatleri tüm o elbise çabasıyla çekmiştir. (Bu arada uzun tuvaletle gelen vardı sayın seyirciler. Yanlış okuduğunu zannedenler için tekrar: UZUN TUVALET.) Avea'nın etkinlik için 4 trilyon TL ödediği söylentilerinin yanı sıra şimdilik bir zemine oturmayan etkinlikten, 6 ay sonra Chanel ve Dior defilelerini bekliyoruz artık. Hatta 1912 tasarımlarını çıkartırsa Chanel söz veriyoruz o elbise şu zamana aitti, kandırıldık diye belgelemeyeceğiz. Bu arada retrospektif Cavalli defilesine burun kıvıran güruhun defile bittikten sonra sandalyelerinden fırlayıp "helal olsun sana"yı alkışa döktüklerini ve çadırı inlettiklerini de es geçmeyelim. (Canlı yayından peki bu izlenimi aldın mı ey okur?)

Canlı yayına söz gelmişken keşke ben de evimdeki koltuğumdan canlı canlı seyretseydim. Popom koltuk görürdü hiç değilse. Keza basın kartımla ayakta kaldığım Türk topraklarında basın oturmuyor cevabını aldığım efsane moda etkinliği olarak şimdiden aklıma kazıdım bile.
Ayrıca defileyi canlı haber kanalından veren ülke olarak da tarihe geçmişizdir herhalde. Buradan Alexander McQueen ve Nick Knight’a sesleniyorum. O kadar uğraşıp internetten canlı yayınladınız defileyi. Ne kadar aksilik oldu. Seneye gelin Türkiye’de yapın bu şovu paşalar gibi, Alexander McQueen’i tüm kanallarda ulusa seslendirelim. En azından 70 milyon seyirci garanti..

Dünyadaki konjonktüre göre de moda haftalarındaki defilelerin bir ünlü eğlencesi haline geldiğini görüyoruz son zamanda. Keza İstanbul etkinliği, bir kısa yol yapıp, direk potansiyel kredi kartlarını ağırladı ilk seferde. Yani bugüne kadar kimsenin aklına gelmeyen bizim organizasyonun aklına gelmişti. Moda basını ve satın almacı ara katmanlar lağvedilmişti.

Ben hem defileleri çetin bir görme mücadelesi içinde adam gibi seyredemedim, hem de ilk gün biri denize düşmüş onu kaçırdım. Neyse başta dediğim gibi hiç üzülmüyorum, gelecek aylarda ansızın düzenlenebilecek olan Arap, Latin ve Afrika İstanbul moda haftalarının moda basıncısı olmak için kenarda ısınıyorum.

Etiketler: ,

nd #comments -->
gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeEkim 21, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBo

Aslı Filinta'nın L'appart showroom'daki nadide parçaları bu haftasonu sample sale usulü satılacak.

%50-70 arası indirimle satışta olacak Aslı Filinta
ürünlerine Japon Vogue'dakiler bayılmış ve geçtiğimiz Haziran ayında Tokyo'da Aslı Filinta'yı Vogue sergisine davet etmişlerdi.

Y
ükselen değer Aslı Filina'nın değişik fikirlerini ve farklı tasarımlarını en azından yakından görmek için bile Cumartesi-Pazar düzenlenecek sample sale günlerini ziyaret edin.

Bu arada Aslı Filinta'nın s
ütyen içi süngerlerden yaptığı cepler ve poşulara yaptığı payetli işler çok havalı.

L'ppart PR: Mim Kemal Öke Cad. No:9 Nişantaşı İstanbul Telefon : +90 212 225 46 40

Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeEkim 18, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoBeyoğlu'ndaki saklı vahalardan biri olan Vintage dükkanı Şeymel, Markafoni'de salı günü satışta olacak. Böylece private shopping diye adlandırdığımız pazarlama dünyasının yeni oyuncağı süreli satışlı alışveriş sitelerinde ilk defa vintage konseptinin satıldığını görmüş olacağız.


Bu arada Türkiye'deki private shopping markalarından Markafoni'nin rakibi Limango'daki "referans verdiğin kişinin yaptığı alışverişten kazanılan kuponlar"ın tek seferde harcanmaması, her alışverişte sadece tek indirim kuponu harcanması fikrini oldukça yanlış bulduğumu söylemeliyim. Sırf bu uygulamaya sinir olduğum için Limango'dan hiçbir şey almıyorum. Oysa Markafoni'nin kuponları istediğin alışverişte istediğin gibi kullanma opsiyonu pazarlama açısından Limango'yu geride bırakıyor.

Private Shopping dediğimiz bu uygulamadan son yılların yükselen pazarlama trendi olduğu için arada burada bahsediyorum. Kazan-kazan ilkesiyle hem tüketici indirimli mallardan faydalanıyor, hem de süreli satılacak markanı adı duyulmuş oluyor.

Bu işin dünya lideri Gilt.com'un işi büyüterek Jetsetter adı altında seyahat sitesi açtığını, daha ucuz markaları sattığı Giltfuse.com sitesini geçenlerde faaliyete geçirdiği ve yarın aktif hale getireceği Giltmen.com ile erkek pazarına yükleneceği haberlerini de paylaşmak isterim.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeEkim 11, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoKadın pazarına yönelik bicili teknolojik aletlere son olarak OPİ ile Dell'in ojeli laptopları damga vurdu.
Laptop kapağını ojeyle damgalayan Dell'de OPİ'nin nefis renkleri var.

Bu rengi görünce de aklıma Chanel'in bu son defilesindeki parmaklar geldi.
Bu parmakları görünce de aklıma OPİ'nin matı You Don't Know Jacques rengi geldi.

Ahh bir de aklıma gelmişken Chanel'in ojesi kesin alınacak.

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeEkim 06, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoAlexander McQueen defilesi canlı canlı http://www.alexandermcqueenlive.showstudio.com/ sitesinde.
Plato's Atlantis başlıklı şovu birazdan McQueen röportajından sonra başlıyor.

Etiketler:

nd #comments --> gDateHeas="date-header"><$BlogDateHeEkim 04, 2009logDateHe!-- Begin .post -->
<$BlogItemBoYüce moda kurulu 2010 ilkbahar ve yazını tasarlarken global ısınmayı geçtim, mevsim normalini bile bize çok görmüş.

Tamam Alexander Wang'in sözünden ayrılmayıp amigo kız gibi dolaşırız, Balmain'in destur çekişini kilot/don giymeyerek kabulleniriz, Gareth Pugh'daki gibi biraz "garip" takılırız nasıl olsa True Blood, Heroes, Fringe'lere de alıştık, Rodarte'nin gösterdiği gibi yırtık pırtık gezeriz kusursuz ne demek ki zaten, ama peki önümüzdeki yaza çıplak ayağımızı vuracak pardon saracak bir ayakkabı bulamayacak mıyız?

"Nerede eski bayramlar" yerine "nerede eski yazlar" repliklerini facebook'taki en son 2008-9 yaz tarihli fotoğraflarda sandalet, terlik ve flipflop görüntülerinde arayınız.


Maison Martin Margila, Jean Paul Gaultier 2010 İlkbahar/Yaz

Balenciaga, Balmain 2010 İlkbahar/Yaz
Gareth Pugh 2010 İlkbahar/Yaz

Etiketler: ,

nd #comments --> gDateHea!-- Begin .post -->
nd #comments --> v>